Hotline
+905543461075
Osmanlı’da yılbaşı kutlaması - Bölgenin Öncü ve İlkeli Haber Sitesi

      Okuyucuya,

      Yılbaşı tatili fırsat bilinerek Covid-19 salgınının önlenebilmesi amaçlı olarak verilen günlük aranın bitmesiyle, ilk yazıma başlamadan önce, Mut Ajansının okuyucusuna merhabalar ve güzel günler diliyorum. Özlü ve doğru bilgiler verebilmek adına ve aynı zaman da zaman, zaman ezber bozan yazılarım elbette olacaktır. Gerçeklerin bilinmesi amacıyla, birlikte olacağımız günler için, hadi bakalım diyerek; hafta öncesi yılbaşı gününe uygun olarak, geçen yüzyıldaki yılbaşı kutlaması hakkında bilgilendirme yazımı sunarım.

Osmanlı’da yılbaşı kutlaması:

Osmanlı Devleti’nde ilk yılbaşının resmen hangi yıl kutlandığı bilgisi pek bilinmez. Fakat, Avrupa’nın giyim kuşam adetlerini reform olarak getiren II. Mahmut zamanında yılbaşı kutlanmıştı.

1829 yılı yılbaşı’sı için İstanbul’da görevli İngiliz elçisi, düzenlediği balonun davetlileri arasına Osmanlı Devleti ileri gelenlerini de davet etmişti. Kabul etmek gerekirse, bu tarihi resmi tarih olarak kabul etmek mümkündür. İngiliz elçisinin, yılbaşı kutlaması için Haliç’e çapa attığı büyük bir gemide düzenlediği baloya Sultan’dan ayrıca davet edilen Serasker Hüsrev Paşa olmak üzere, Osmanlı devlet ileri gelenleri de vardı. Ertesi gün Kazasker Yahya Paşa, Hüsrev paşaya gecenin nasıl geçtiğini sorduğunda, Serasker Hüsrev Paşa, “Kafir işiydi ama sarayın emri gereği katılmaya mecbur kaldık. Çatal bıçak gibi mekruh şeyler kullandık,” diye serzenişte bulunmuştu. Ama sultan II. Mahmut ise, gemide kutlanan baloyu öve öve bitirmemişti. Hatta, elmaslı çatal bıçak takımı da yaptırarak elçiye yılbaşı kutlaması için hediye etmişti.         

1856 yılında ise, Sultan Abdülmecid’in Fransa elçisinin düzenlediği yılbaşı balosuna katılmıştı. Aslında ilişkileri geliştirme için katılmak zorundaydı; çünkü, Dolmabahçe Sarayının yapımı için paraya ihtiyacı vardı ve bu paranın Fransa’dan istenmesi düşüncesi Sultan’ın projesiydi. Dolmabahçe Sarayı’nın yapımı için de 5 Milyon altın lira almıştı. Ve bu da Osmanlı Hazinesinin sonuçta iflası oldu.

Hıristiyan nüfusla birlikte Müslüman tabanın yılbaşı kutlaması ise, 1917 Bolşevik Rus İhtilalinden kaçarak, İstanbul’a gelen Beyaz Rus ile başladı. İşte, bu kutlama tarihini resmi tarih olarak kabul etmek uygun olacaktır.

İstanbul’un işgal edildiği dönemde, Beyaz Rusların yeni yıl kutlamaları ise Batı Hristiyan anlayışından ayrı, sadece bir eğlence amaçlıydı.

Aslında, Osmanlı’nın esas yılbaşı’sı ise, Muharrem ayının başı olan gündür. Bugün de her geçen yıl için, 10 gün atarak döner. Bu hesapla, 36 yılda bir Yılbaşı kutlamaları aynı güne tesadüf eder. Tıpkı, Ramazan ayının her yıl 10 öncesinde geldiği gibi...

Muharrem ayının başladığı gün, hangi Osmanlı Sultanı başta ise, Sultan adına, hazineden fakir halka bahşiş dağıtılır, aşureler yedirilirdi. Çam ağaçları da kesilerek başköşeye getirilmez, ama dikili olduğu yerde süslenirdi.

Görüşmek üzere.

 

 

 

Paylaş