Hotline
+905543461075
Tarihi Yönden Zeytincilik - Bölgenin Öncü ve İlkeli Haber Sitesi

 

Tarihi Yönden Zeytincilik ve Zeytinyağı Üretimi Kültürü

   
      Zeytinyağı, zeytin ağacından toplanan olgunlaşmaya yakın veya olgunlaşmış meyvesinden geleneksel ya da, modern yağhanelerde ezme, sıkma ve ayrıştırma yöntemleriyle elde edilen bitkisel bir yağdır. Akdeniz iklimine özgü bir ağaçtır. Dökülen yaprağının yerine yenisi çıktığı için yaz-kış yapraklı gibidir, 15 metre boya ulaşabilir; ortalama 1000 yaşına kadar yaşamakla birlikte, araştırmalarda 3000 yaş civarında zeytin ağaçları da vardır.

Ege, Marmara, Akdeniz ve  Güney Anadolu Bölgesinde yetişen zeytin yanında Kuzeydoğu uç noktası olan Artvin’in mikroklimal ikliminin bulunduğu Yusufeli ilçesinde de, pek uzak olmayan yıllardan itibaren yetirtirilir olmuştur. Bu bölgede asidi çok az özellikte zeytin yetiştirilir.

“M.Ö. 8.000 - M.Ö 5200” dönemine ait arkeolojik buluntu ve kalıntılarına göre Anadolu’da yaklaşık 6000 yıl önce başlayan Zeytin açağı yetiştiriciliğinde, ilk ıslah ve kültür çalışması, Anadolu’da yerleşik Sami kökenli Akad’lılar, Lidya’lılar olmak üzere diğer Sami kökenli  topluluklar tarafından yapılmıştır.

Mut İlçesinde zeytin ağacı yetiştiriciliği tarihine bakıldığında, "anıt ağaç" olarak 2009 yılında tescillenen 6 metre 28 santim çaplı 1300 yıllık zeytin ağacı ile 1500 ve 2 bin yıl arasında olduğu anlaşılan 2 zeytin ağacının tespit edilmiştir. Bu tespitle, Mut ilçesinde zeytin yetiştiriciliğinde, köklü geçmişi olduğu artık bilinmektedir.  

Akdeniz Bölgesi'nde en çok zeytin ağacına halen Mut’tadır. Ayrıca, organik olarak da, üretilebilen Mut zeytini ve zeytinyağının dünya pazarlarındaki yeri giderek artmaktadır.“Ayvalık” cinsi zeytin ağacından alınan zeytinin, Ayvalık  ilçesinde yetiştirilen ağaçlardan toplanan zeytinden daha güzel rahiyası olduğu görülmüştür.

Akdeniz bölgesinde ise; zeytin ağacı yanında üzüm, incir, nar, hurma gibi bir çok meyve ağacını ilk yetiştiren uygarlıklar olarak Ön Asya'da “Suriye ve İran'ın kesiştiği yayda oturan Persler ve şimdiki Irak toprakları içinde olan Mezopotamya'ya kadar yerleşmiş Suriyeli ve Filistinliler olmaktadır.

Ancak tarih öncesine dayanan yabani zeytin ağacının kaç bin yaşında ve anayurdunun tam neresi olduğu konusunda arkeobotanikçiler, tarihçi ve orkeologlar arasında tam görüş birliği henüz yoktur. Kimine göre Anadolu, Suriye ve İran; kimine göre Girit, Yunanisan, Kuzey Afrika, Atlas Dağları, Aşağı Mısır’dır.

Bu çok önemli değildir. Çünkü kutsallığı yönünden yukarıda sayılan meyveler incelendiğinde, zeytin ve diğer meyvelerden daha fazla kutsal olduğu görülür.

Kur’an’da zeytin ağacından ve dolayısıyla zeytinden;  En’am/99 ve 141, Nahl/11, Muminun/20, Nur/35, Abese/29, Tin/1; Surelerinde bahisler vardır.  Nur suresi 35’inci ayetinde ise  zeytin ağacını, Kur’an kutsal kabul etmektedir. Ayetin mealine baktığımızda, “......O lamba cam bir muhafaza içinde, o cam muhafaza sanki inci gibi bir yıldız ki, doğuya da, batıya da nisbet edilmeyen mübarek bir ağaçtan zeytin (yağı)  tutuşturulur. Onun yağı, hemen hemen ateşi dokunmasa bile aydınlık verir. Nur üstüne nur. Allah, dilediğini nuruna eriştirir ve insanlara böyle misaller verir. Allah herşeyi bilir. “

Kur’an’ın 34’üncü “Sebe” suresinde geçtiği üzere, 100 yıl yaşadıktan sonra ölen Hz. Davud’un yerine hemen akabinde, MÖ.867’de geçen oğlu Hz. Süleyman’ın Mescid-Aksa içindeki bölmelerden birinde derinliği fazla olmayan yarım metre çapındaki bir kuyuya hediye olarak getirilip, depolanan zeytinyağının Mescidin aydınlatmasında kullanıldığı; İsa Mesih’in de, Kudüs civarındaki “Zeytin Dağı’nda” bazen tek ve bazen de, zaman zaman annesiyle beraber ibadet ettiği İncil’de yer almasından, ayrıca, Eski Ahit (Tevrat)’e göre de zeytinin; refahın ve bolluğun sembolü olduğu, yalnız Eski Ahit değil, tüm kutsal kitaplarda zeytin ağacının kutsallığı, bolluğu, adaleti, sağlığı, gururu, zaferi, refahı, bilgeliği, aklı, temizlenmeyi ve yeniden doğuşu, kısaca insanlık için en önemli erdem ve değerlerin sembolü olduğu ibareleri dikkate alındığında ve Mezopotamya Bölgesinde yaşanan Nuh tufanı bahsinde zeytin ağacı geçmesinden, zeytin ağacının insanlığın başladığı dönemden itibaren var olduğu anlaşılmaktadır..

 

Paylaş