Hotline
+905543461075
Nureddin Sofi'nin türbesi restore edilecek - Bölgenin Öncü ve İlkeli Haber Sitesi

Nureddin Sofi'nin türbesi restore edilecek

Mersin'in Mut ilçesinde bulunan Karamanoğulları Beyliği'nin kurucusu ve ilk beyi Nureddin Sofi'nin türbesi restore edilecek.

2002 yılında Tabiat ve Kültür Varlıkları Genel Müdürlüğü tarafından anıt olarak tescili yapılan Nureddin Sofi türbesinin restorasyon projelerinin Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığını, 2020 yılı içerisinde restorasyon çalışmalarına başlanacağı bildirildi.

 

Şerafettin Güç, Karamanoğulları Tarihi Araştırmacısı Yazar “Bölgenin tarihi dokusunu geniş biçimde anlatmış, Anadolu Türkçesinin dedesi olan Nureddin Sofi türbesi ve çevresinin özellikle seçilmiş olduğu, Türk Yörük kültürünü yansıttığı, bölgedeki yüzyıllık ardıç ağaçlarından belli. İlçemizin tarihi ve kültürüyle zengin bir yer olarak Kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz" dedi.

NURE SOFİ

Karamanoğulları aşiretinin beyi (reisi) “Karamanoğulları” devletinin kurucusudur. Karamanlılar’ın, Oğuzlar’ın Avşar Boyundan veya Salur Boyundan olduğu tartışmalıdır. Hangisinden olursa olsun illâ Oğuz Türklerinden olduğunu vurgulayan Yazar Güç, Şikari Tarihinde aile şecereleri şöyle:1- Şirvan Han,2- Kâl Han,3- Alp Arslan,4- İbrahim Han,5- Sadeddin Bey ve 6- Nureddin Bey

Asıl adı  “Nureddin” dir. O zamanın saygın bir tarikatı olan “Babai” tarikatına girip Sufi olunca, Nureddin’in kısaltılmışı olan “Nur” ile “Sufi” sıfatı birleştirilip “Nur Sufi” veya “Nur Sofu” denmiş. Halk arasında “Nur Sofu” diye söylenir.

Yazışmalarda; “Nureddin Sofi”, “Nuri Sofi”, “Nur Sofi”, “Nure Sofi” olarak geçer.

Yalnız İbrahim Hakkı Konyalı Arapça’ya meylinden dolayı “Nurüh Sofi” demiştir. Eski yazışmalarda bunu görmüyorsak da son zamanlarda bazı yazarlar hiçbir dayanağı olmayan Nurüh adını Konyalı’ya uyarak yazmağa başlamışlardır.

Karamanlılar; Anadolu’ya (10000) on bin oba (çadır) olarak geldiklerinde başkanları Sadeddin Bey’di. (12. yy. sonları, 13. yy. başları) Yazları Sivas yöresine gelip, kışları da İran taraflarına giderek konar-göçer bir yaşantı sürdürüyorlardı.

Paylaş