Hotline
+905543461075
Sertavul Hanları ve Mut Yaylalarından Geçen Tarihi - Askeri Yollar - Bölgenin Öncü ve İlkeli Haber Sitesi

Larende (Karaman) İç Anadolu’nun bir Türk ülkesi  olduğu çağlardan önceleri de (şimdilerde demiryolu geçidi olduğu gibi) batı da (Avrupa geçidi) boğazlardan itibaren Orta Anadolu’nun güneyinde Toros Dağları eteğinden güney Afrika ve Arap ülkeleriyle doğuya da Ta....  Çin’e kadar uzanan askeri ve ticari yol üzerindedir.

 

Aynı zamanda İç Anadolu’dan Torosların kucağında yer alan bir yerleşim yeri oluşu nedeniyle de tüm uygarlıkların Akdeniz’e ve Kıbrıs adasına bir geçit kapısı olarak da büyük önemi vardı. Batıdan Laranda’ya (Karaman’a) kadar uzanan bu ana yol Karaman da kollara ayrılarak aşağıda görüleceği üzere beş kola ayrılırdı.

 

Coğrafya bilgilerinden “Elissa Reklüs”ün 1884 yılında yayınladığı büyük kitabının 9. cildinde Konya’nın İstanbul - Suriye yolu geçidinde olduğunu ve Anadolu’nun posta görevini yapan ve adlarına “Posta Tatarları” denilen kuryeleri istasyonlarının Konya bölgesinde oldukları ve Konya’nın doğusunda ki kasabaların Torosların kuzey eteklerine yerleştiklerini ve her çağda Suriye’ye kadar uzanan ticari ve askeri yolun Torosların eteğindeki bu yol olup Laranda/Larende (Karaman)’dan Ereğli’ye uğramak suretiyle bir yarım küre şeklinde eğildiğini ve bu yola Hacılar yolu yani Kudüs yolu da denildiğini bildirir.

 

Prof. W.M. Ramsay’ın yayınladığı “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası” adlı kitabının Mihri Pektaş tarafından dilimize çevirisinde Bizans askeri yollarından konu ediliyor.

 

Larande (Karaman)’dan “Alahan” dolaylarındaki “Koribisos” şehrinden ve Mut dolaylarından Gülnar ilçesine inen yol.

Karaman’dan “Aybastı” köyü dolaylarında ki eski “Meleos” şehrinden Göksu Vadisinden “Akın ve İhsaniye” köyleri dolaylarındaki “Adrasos” şehrinden ve Yellibel üzerinden Ermenek ilçesine inen yol ki; bu yol daha ötelerde bir noktada iki kola ayrılarak bir kol Gülnar’a, bir kol da Anamur’a ulaşır. (Görmeli Köyü civarı)

 

Yukarıda sözü edilen kitabın 378-388. (Prof. W.M. Ramsay’ın yayınladığı “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası”) sahifelerinde de (Konya) Karaman’dan doğruca Silifke’nin batı taraflarında ki Anamur ve Gülnar yörelerinden Akdeniz’e inen yollar. En önemlisi/nin “Adrasos yahut Andrasos” denilen şehirlerden inen yol olduğu ve bu yolun birinci derecede yollardan olduğu kaydı vardır. Bu yol Karaman’dan başlayarak (Türkler çağındaki adı Meliz yaylası olan) “Meluos veya Meleuos”’dan Buçakkışla İhsaniye köylerinden geçen yoldur.

 

Yine Karaman’dan başlayarak Mut ve Silifke’ye inen bir yol ki bu yolda “Sibilia ve Hieropolis” şehirleri dolaylarından (Alahan dolaylarından) geçen bu yolun adına da Roma Yolu denilmektedir.

 

Rahmetli Mareşal Fevzi Çakmak’ta; Karaman yöresinin İç Anadolu’dan Akdeniz’e en kolay ve en yakın iniş noktası olması nedeniyledir ki; bugünkü yol açılmazdan önceleri 1940’larda sık sık Karaman’dan Silifke’ye gider gelir ve her gidiş gelişinde yol da gördüğü bozuklukların giderilmesi için Kaymakamlara emirler verirdi. O yıllarda (ben Karaman Kaymakamlığında Yazı İşleri Müdürlüğü görevinde bulunmam nedeniyle bu yol üzerinde ki yerel güçlerle onarım yaptırıldığını pekiyi bilirim.)

 

Laranda’dan “Mağhra” (Mağara) Kasabası üzerinden Silifke’ye inen ikinci bir yol; Bu yol Türkler çağında da Anadolu’nun Doğu Akdeniz kıyılarında en işlek bir deniz iskelesi ve adına da “Ak Liman” denilen Silifke iskelesinin önemi nedeniyle, at arabalarıyla da taşımacılığa başlanıldıktan sonra, Karaman-Silifke arası en kestirme bir yol olan bu yol 1870-1880 yılları arasında (Büyük babam Hacı Mehmet Efendi’nin gözetimi altında) Osmanlılar tarafından tekerlekli taşıt araçlarının geçidine elverişli hale getirilmiştir.

 

1930 yıllarına kadar da at arabaları ve deve kervanlarıyla Karaman dolaylarından deniz yoluyla veya kara yoluyla doğuya veya güneye ihraç olunacak veya oralardan ithal olunacak her türlü mallar bu yoldan götürülür getirilirdi. Bilhassa İstiklal Savaşı yıllarında Demiryolunun Ulukışla İstasyonundan öteleri Fransızların elinde oluşu ve kömür bulunamamasından dolayı da trenlerin odunla tahrik edildiği o elemli yıllarda bu yol pek önem kazanmıştı.

 

Karaman karayolunun Toros dağlarını aştığı en yüksek nokta olan Sertavul / Sartavul belinin Mut tarafındadır.

 

Mut' a 38 km. uzaklıktadır. Yolcuların sıkıntılarını ve ölümle sonuçlanan kazaları önlemek için Sertavul / Sartavul Belinin Mut ve Karaman tarafında 5' er km. arayla Tonoz örtülü birer han yapılmıştır.


Halen; köylüler arasında kış günleri gidiş-gelişlerde ve herhangi bir arızaya uğrayan otobüs yolcuları bu hanlarda barınmaktadır.

 

Şerafettin GÜÇ

Karamanoğulları Tarihi Araştırmacısı

Eğitimci Yazar
 

 

NOT: Yazı metni rahmetle andığım, Karaman’a büyük hizmetleri geçmiş Durmuş Ali GÜLCAN amcamızın vefatından sonra kızının arşivinde yıllarca bekletilmiştir. (evlatlık olarak büyüttüğü) Karaman Güneş İlkokulunda öğretmeni olan ve halen İzmir’de yaşayan emekli öğretmen ablam Süheyla Güç GÜLEÇ hanımefendiye bu ve bunun gibi birçok yarım kalmış çalışmaları bir dosya halinde tarafıma verilmek üzere bırakılmıştır. Zaman içerisinde bu bilgiler tarafımdan kamuoyu önünde paylaşılacaktır.

 

Paylaş