Hotline
+905543461075
“Zeytinyağlı Yiyemem Aman, Fistan Giyemem Aman.” - Bölgenin Öncü ve İlkeli Haber Sitesi

     Ülkemiz tarihi incelendiğinde, zeytin ağacı ve yağı üretimi engellemesi 2’inci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen ve 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kaynaklı ekonomik yardım paketi olan Marshall planı ile yapılmış ve bunda da, başarılı olunmuştur. Nitekim, aralarında Türkiye’nin bulunduğu 16 ülke, bu plan uyarınca ABD’den ekonomik kalkınma yardımı almıştır. Bu yardım, Ülkemizde acı bir uygulama ile 1951 sonrasında da sürmüştür.

ABD, geçmişten beri dünyanın en büyük mısır üretici ülkesi olup, birikmiş olan mısır dağlarını eritmenin yolu olarak mısırözü yağı ihracatını keşfetmiştir. Marshall yardımının koşullarından biri de, Türkiye’nin ABD’den mısırözü yağı almasıydı. Ayrıca, Ülkemizde  ilk margarin fabrikası da bu amacı teminen kuruldu. Yine aynı dönemde, üsteleme ile yüz binlerce zeytin ağacı sökülüp, bir katliam yaptırıldı. Halbuki, 1950'li yıllara kadar ülkemizde en çok kullanılan yağ ürünleri tereyağı, kuyruk yağı, iç yağ ve zeytin yağıydı. Bu yıllara kadar margarin kullanımı oldukça azdı. Kısacası, yağda kendine yeterli bir ülke durumunda idik.

ABD kendisine sınırsız ticaret özgürlüğünün tüm kanallarını açarken, kendisi için de, dünya pazarlarında koruyucu önlemler almıştı. Zeytin yağımıza ilk darbe, ülke zeytinciliğine ve ekonomisine delice olarak adlandırılan aşısız yabani zeytinlerin kesilmesine yönelik, 2’li anlaşma ile oldu. Böylece, zeytinciliğimizi geliştirmenin önü, dış dayatmalar ve iç karar alıcılarınca kesildi!...

Zeytincilik kendi haline bırakıldı. Dönemin iktidar hükümetleri, zeytin üreticilerini kaderleri ile baş başa bıraktılar. Kalan zeytin ağaçlarından elde edilen zeytinyağının da büyük bölümü ABD tarafından Dolar karşılığı alındı ve mısırözü yağı da, TL karşılığı satıldı. Türk insanı zeytinyağından soğutuldu ve mısırözü yağı ile margarine alıştırıldı. Katı yağ/margarine mahkûm edilen halk, 20-30 yıl içinde bir kaşık yağa bile muhtaç hale getirilmiş oldu.

Bununla da yetinilmedi. “Zeytinyağı ısınırsa kanser yapar gibi yalanlar uyduruldu ve yayılması  sağlandı.  Halbuki zeytinyağı, dumanlaşma derecesi en yüksek (en zor yanan) sıvı yağlardan biridir.

Yine bununla da yetinilmedi. “Zeytinyağlı  yiyemem aman, basmadan fistan giyemem aman..” sözleri ile, 1954/Kasım ayında İhsan Kaplayan kaynak gösterilerek Muzaffer Sarıözen tarafından derlenen türkü sipariş edildi ve ülkemizde bu türkü dönemin en popüler türküsü yapıldı..

 

Not: Marshall Plânına ait olan kısımlar ve Prf. Dr. Kenan Demirkol’un

bir sunumu ile Tarımcı Abdullah Aysu  notlarından alınmıştır.

 

Paylaş