PROMOSYON

Adalet Peşinde Aileleri: Basın ‘Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin sesi oldu' - Videolu Haber

GENEL (MA) - MUTAJANS | 24.10.2026 - 15:49, Güncelleme: 24.10.2026 - 15:49 207 kez okundu.
 

Adalet Peşinde Aileleri: Basın ‘Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin sesi oldu' - Videolu Haber

ADIYAMAN (PERRE) - (Şeriban ÖZÇAKMAK) - Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adıyaman Adalet Sarayı önünde düzenlediği basın açıklamasında gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik baskı, sansür ve cezalandırma uygulamalarına tepki gösterdi. Platform adına açıklama yapan Celal Gezer, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin seslerini kamuoyuna duyurmalarında gazetecilerin önemli rol üstlendiğini belirterek, "Basın ve medya olmadan toplumlar kör ve sağırdır. Özgür basın susturulamaz" dedi.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu tarafından Adıyaman Adalet Sarayı önünde basın özgürlüğüne dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Gönül Şahin, KESK Şubeler Platformu Başkanı Zeynal Polat ve vatandaşlar katıldı. Platform adına konuşan Celal Gezer, basın mensupları üzerinde kurulmaya çalışıldığını ifade ettiği baskı ve sansüre karşı olduklarını belirterek, "Bugün burada basın mensupları üzerinde kurulmaya çalışılan baskı, sansür ve cezalandırmaların karşısında olduğumuzu, bu baskıları ve cezaları kabul etmediğimizi dile getirmek için toplandık" ifadelerini kullandı. 'BASIN VE MEDYA OLMADAN TOPLUMLAR KÖR VE SAĞIRDIR' Basının toplumun haber alma hakkı açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Gezer, halkın gerçekleri öğrenmesinde gazetecilerin üstlendiği sorumluluğa dikkat çekerek şunları söyledi: "Basın ve medya olmadan toplumlar kör ve sağırdır. Bulunduğumuz ülkede, dünyada, hatta artık evrende neler olup bittiğini haberciler sayesinde öğrenmekteyiz. Gerçeğe ulaşmayı hedefleyen, gerçeği de esas muhatabı olan halka ulaştıran halkın habercileri ile sırtını güce, güçlüye dayayıp söz taşımacılığı yapanları elbette tarihin şahitliğinde ayırmalıyız. Yani haberci güvercinlerle taklacı güvercinleri birbirinden ayırmalıyız. Halka haberi ulaştırma görevleri dururken kalemini satan, güce tapan, gücün kalemşörlüğünü yapanları elbette tarihte hak ettikleri yerlerde anacağız." 'DEPREMDE YAKINLARINI KAYBEDEN AİLELERİN SESİ OLDULAR' 6 Şubat depremlerinin ardından adalet arayışını sürdüren ailelerin yaşadıklarını kamuoyuna duyurabilmesinde basın mensuplarının önemli rol oynadığını belirten Gezer, gazetecilere teşekkür etti. Gezer, "Toplumun diğer kesimleri gibi biz depremde yakınları öldürülenlerin derdini duyurmak için de habercileri her daim yanımızda bulduk. Onlara minnettarız" dedi. 'GAZETECİLERİ SUSTURARAK NE GİZLENMEK İSTENİYOR?' Konuşmasında Tele1, T24 ve Halk TV'ye yönelik uygulamalar ile gazeteciler İsmail Saymaz, İsmail Arı ve Murat Ağırel'in karşı karşıya kaldığını belirttiği süreçlere de değinen Gezer, yaşananların basın özgürlüğü açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti. Gezer, "Son zamanlarda Tele1, T24 ve Halk TV'ye yapılan haksızlıklar, İsmail Saymaz, İsmail Arı ve Murat Ağırel gibi gazetecilere yapılan zulümler, cezalandırmalar kime, neye hizmet etmektedir? Bunu iyi düşünmek gerekir. Tam olarak bu medya kurum, kuruluş ve mensuplarını susturarak ne gizlenmektedir? Aslında temelde biz vatandaşların düşünmesi gereken şey budur" diye konuştu. 'KONFOR ALANLARINI DEĞİL, HALKIN HABER ALMA HAKKINI TERCİH ETTİLER' Gazetecilerin karşılaştıkları risklere rağmen kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdürdüklerini söyleyen Gezer, açıklamasına şöyle devam etti: "Bu kurum ve kuruluşlar, bu kişiler pekala susup kalabilir, risk almayabilirlerdi. Konfor alanlarının dışına çıkmamayı tercih edebilirlerdi. Ancak bu konfor alanını tercih etmek yerine halka tüm yolsuzlukları, hukuksuzlukları, hırsızlıkları duyurmayı tercih ettiler. Toplumun farklı tercihlerine sahip bireylerin hakkını dile getirdiler, kimliğine bakmadan. Madenlerdeki işçilerin canını hiçe sayan patronları yazdılar, kim olduğuna bakmadan. Fon hırsızlığındaki kişileri dile getirdiler, bunların hangi görevde olduğuna bakmadan. Hırsızlık yapan belediye başkanlarının yakasına yapıştılar, 'Siz bu halkın hakkını çaldınız' dediler. Bunları ortaya çıkardılar." 'BU ÜLKENİN ÇOCUKLARININ GELECEĞİ KARARTILMASIN DİYE YAPTILAR' Gazetecilerin çalışmalarının yalnızca haber üretmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda kamu kaynaklarının korunması ve toplumun geleceği açısından da önem taşıdığını ifade eden Gezer, sözlerini şöyle tamamladı: "Kim için yaptılar? Bu halk için. Niye yaptılar? Bu ülkenin kaynakları daha fazla çalınmasın diye, bu ülkenin geleceği olan çocukların geleceği de karartılmasın diye. Bu ülke daha gelişmiş, daha yaşanılır, daha demokratik bir ülke olsun diye yaptılar, yapmaya da devam edecekler. Ellerine, emeklerine sağlık. Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak, birer vatandaş olarak kendilerine minnettarız. Yanlarındayız. Özgür basın susturulamaz." Kaynak : PERRE
ADIYAMAN (PERRE) - (Şeriban ÖZÇAKMAK) - Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adıyaman Adalet Sarayı önünde düzenlediği basın açıklamasında gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik baskı, sansür ve cezalandırma uygulamalarına tepki gösterdi. Platform adına açıklama yapan Celal Gezer, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin seslerini kamuoyuna duyurmalarında gazetecilerin önemli rol üstlendiğini belirterek, "Basın ve medya olmadan toplumlar kör ve sağırdır. Özgür basın susturulamaz" dedi.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu tarafından Adıyaman Adalet Sarayı önünde basın özgürlüğüne dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Gönül Şahin, KESK Şubeler Platformu Başkanı Zeynal Polat ve vatandaşlar katıldı.

Platform adına konuşan Celal Gezer, basın mensupları üzerinde kurulmaya çalışıldığını ifade ettiği baskı ve sansüre karşı olduklarını belirterek, "Bugün burada basın mensupları üzerinde kurulmaya çalışılan baskı, sansür ve cezalandırmaların karşısında olduğumuzu, bu baskıları ve cezaları kabul etmediğimizi dile getirmek için toplandık" ifadelerini kullandı.

'BASIN VE MEDYA OLMADAN TOPLUMLAR KÖR VE SAĞIRDIR'

Basının toplumun haber alma hakkı açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Gezer, halkın gerçekleri öğrenmesinde gazetecilerin üstlendiği sorumluluğa dikkat çekerek şunları söyledi:

"Basın ve medya olmadan toplumlar kör ve sağırdır. Bulunduğumuz ülkede, dünyada, hatta artık evrende neler olup bittiğini haberciler sayesinde öğrenmekteyiz. Gerçeğe ulaşmayı hedefleyen, gerçeği de esas muhatabı olan halka ulaştıran halkın habercileri ile sırtını güce, güçlüye dayayıp söz taşımacılığı yapanları elbette tarihin şahitliğinde ayırmalıyız. Yani haberci güvercinlerle taklacı güvercinleri birbirinden ayırmalıyız. Halka haberi ulaştırma görevleri dururken kalemini satan, güce tapan, gücün kalemşörlüğünü yapanları elbette tarihte hak ettikleri yerlerde anacağız."

'DEPREMDE YAKINLARINI KAYBEDEN AİLELERİN SESİ OLDULAR'

6 Şubat depremlerinin ardından adalet arayışını sürdüren ailelerin yaşadıklarını kamuoyuna duyurabilmesinde basın mensuplarının önemli rol oynadığını belirten Gezer, gazetecilere teşekkür etti.

Gezer, "Toplumun diğer kesimleri gibi biz depremde yakınları öldürülenlerin derdini duyurmak için de habercileri her daim yanımızda bulduk. Onlara minnettarız" dedi.

'GAZETECİLERİ SUSTURARAK NE GİZLENMEK İSTENİYOR?'

Konuşmasında Tele1, T24 ve Halk TV'ye yönelik uygulamalar ile gazeteciler İsmail Saymaz, İsmail Arı ve Murat Ağırel'in karşı karşıya kaldığını belirttiği süreçlere de değinen Gezer, yaşananların basın özgürlüğü açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Gezer, "Son zamanlarda Tele1, T24 ve Halk TV'ye yapılan haksızlıklar, İsmail Saymaz, İsmail Arı ve Murat Ağırel gibi gazetecilere yapılan zulümler, cezalandırmalar kime, neye hizmet etmektedir? Bunu iyi düşünmek gerekir. Tam olarak bu medya kurum, kuruluş ve mensuplarını susturarak ne gizlenmektedir? Aslında temelde biz vatandaşların düşünmesi gereken şey budur" diye konuştu.

'KONFOR ALANLARINI DEĞİL, HALKIN HABER ALMA HAKKINI TERCİH ETTİLER'

Gazetecilerin karşılaştıkları risklere rağmen kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdürdüklerini söyleyen Gezer, açıklamasına şöyle devam etti:

"Bu kurum ve kuruluşlar, bu kişiler pekala susup kalabilir, risk almayabilirlerdi. Konfor alanlarının dışına çıkmamayı tercih edebilirlerdi. Ancak bu konfor alanını tercih etmek yerine halka tüm yolsuzlukları, hukuksuzlukları, hırsızlıkları duyurmayı tercih ettiler. Toplumun farklı tercihlerine sahip bireylerin hakkını dile getirdiler, kimliğine bakmadan. Madenlerdeki işçilerin canını hiçe sayan patronları yazdılar, kim olduğuna bakmadan. Fon hırsızlığındaki kişileri dile getirdiler, bunların hangi görevde olduğuna bakmadan. Hırsızlık yapan belediye başkanlarının yakasına yapıştılar, 'Siz bu halkın hakkını çaldınız' dediler. Bunları ortaya çıkardılar."

'BU ÜLKENİN ÇOCUKLARININ GELECEĞİ KARARTILMASIN DİYE YAPTILAR'

Gazetecilerin çalışmalarının yalnızca haber üretmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda kamu kaynaklarının korunması ve toplumun geleceği açısından da önem taşıdığını ifade eden Gezer, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kim için yaptılar? Bu halk için. Niye yaptılar? Bu ülkenin kaynakları daha fazla çalınmasın diye, bu ülkenin geleceği olan çocukların geleceği de karartılmasın diye. Bu ülke daha gelişmiş, daha yaşanılır, daha demokratik bir ülke olsun diye yaptılar, yapmaya da devam edecekler. Ellerine, emeklerine sağlık. Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak, birer vatandaş olarak kendilerine minnettarız. Yanlarındayız. Özgür basın susturulamaz."

Kaynak : PERRE

Habere ifade bırak !
Ahmet Güler Fotoğraf Sanatçısı – Gazeteci
Ahmet Güler Fotoğraf Sanatçısı – Gazeteci
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mutajans.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Radyo Dinle