Adıyamanlı iş insanı Turan, sözde ‘Şeyh'e’ güvendi, ‘97,5 milyon dolandırıldı’ - Videolu Haber
Adıyamanlı iş insanı Turan, sözde ‘Şeyh'e’ güvendi, ‘97,5 milyon dolandırıldı’ - Videolu Haber
ADIYAMAN (PERRE) - (ADIYAMAN) - Adıyamanlı iş insanı Ramazan Turan, dini duygularının istismar edildiğini ve dolandırıldığını ileri sürerek Ömer Turan ile kendisini şeyh olarak tanıttığını söylediği Abdurrahman Esen hakkında suç duyurusunda bulundu. Avukatı Kadir Kasap, müvekkilinin çek, altın ve nakit olarak verdiği toplam tutarın yaklaşık 97,5 milyon TL olduğunu bildirdi.
ADIYAMAN (PERRE) - (ADIYAMAN) - Adıyamanlı iş insanı Ramazan Turan, dini duygularının istismar edildiğini ve dolandırıldığını ileri sürerek Ömer Turan ile kendisini şeyh olarak tanıttığını söylediği Abdurrahman Esen hakkında suç duyurusunda bulundu. Avukatı Kadir Kasap, müvekkilinin çek, altın ve nakit olarak verdiği toplam tutarın yaklaşık 97,5 milyon TL olduğunu bildirdi.
Adıyaman'ın Besni ilçesinde ticaret yapan iş insanı Ramazan Turan, depremde yaralanıp tedavi gördükten sonra işlerini yeniden toparlamaya çalıştığı dönemde dini duygularının istismar edildiğini ve dolandırıldığını ileri sürerek Ömer Turan ve kendisini şeyh olarak tanıttığı belirtilen Abdurrahman Esen hakkında suç duyurusunda bulundu. Ömer Turan ve Abdurrahman Esen hakkında şikayette bulunan Ramazan Turan; sürecin başında özel odalarda ağırlandığını, ancak ödeme sorunları başladıktan sonra görüşme taleplerinin reddedildiğini ve tehdit edildiğini anlattı.
Ömer Turan aracılığıyla tanıştığı Abdurrahman Esen'in verdiği manevi güvencelerle güvenini kazandığını, bu doğrultuda çek, altın ve nakit para verdiğini belirten Turan, ödemelerin durmasının ardından ağır icra takipleriyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Turan'ın avukatı Kadir Kasap ise müvekkilinin, iddialara konu kişilere çek, altın ve nakit olarak toplam 97,5 milyon TL verdiğini ifade etti.
Depremde yaralandığını ve yaklaşık iki ay Ankara'da tedavi gördüğünü anlatan Turan, Besni'ye dönüşünü şu sözlerle aktardı: "Yeniden ayağa kalkmak için bir şeyler yapmaya çalıştım. O arada tabii bende manevi boşluk oluşmuştu. Çok ağır travmalar geçirmiştim." Ömer Turan'ı daha önce birlikte yürüttükleri siyasi faaliyetlerden tanıdığını belirten Turan, "Arkadaşımızdı. Dini bütün olarak biliyordum. Sağlam bir insan gibi görünüyordu." ifadelerini kullandı.
Turan, Ömer Turan'ın kendisini açtığı galeriye davet ettiğini ve araç alımı için çek istediğini ileri sürerek, "Bana, 'Benim çekim yok şu an. Bu galeri oğlumun adına ama şu an çekim yok. Çek olsa araba alırım, burayı biraz güçlendiririm' dedi. Ben de 'çeki öyle herkese veremem Ömer. Cebimde para olsa sana veririm ama şu an cebimde de öyle bir para yok. Ben sana çeki veremem' dedim."
Bu görüşmenin ardından, Ömer Turan tarafından, Esen'le tanıştırıldığını söyleyen ifade eden Turan, 'Seninle bir eniştemizin yanına gidelim. Abdurrahman Esen diye biri. Şeyh' dedi. Beraber gittik." Adıyaman Gölbaşı'nda ilk ziyaretinde özel olarak ağırlandığını anlatan Turan, şunları söyledi:
"Bizi özel bir bölmeye aldılar, şeyhin odasına. İkramlar her şey çok iyi. Ben zannediyorum ki Ömer benim arkadaşım, samimi dostum; biraz manevi olarak boşluklarımı dolduracak diye düşündüm. Adam bizi iyi karşıladı."
Turan, görüşmede tarikata katılmasının istendiğini de ileri sürdü:
" 'Seni tarikata üye yapalım' dedi. Ben tarikatı bilmiyorum. Zaten namaz kılıyorum dedim. 'Sen bizim şemsiyemizin altına girersen daha farklı şeyler yaşayacaksın' dedi. Orada tarikata girdik."
'KORKMA, BEN ÖMER'İN ARKASINDAYIM DEDİ'
Çek talebinin Esen'in yanında yeniden gündeme getirildiğini anlatan Turan, kendisine güvence verildiğini iddia etti:
"Ömer, 'Şeyhim, efendi' dedi. Hem efendi diyorlar hem şeyhim diyorlar. 'Ramazan abiden ben hatır çeki istedim. Ramazan abi biraz korkuyor hatır çekinden dolayı' dedi. Esen ise, 'Ramazan kardeşim korkma. Ben Ömer'in arkasındayım. Bir sıkıntı olursa ben varım' dedi. Ben de rahatladım. Üç yüz, üç yüz, dört yüz bin liralık üç ayrı çek verdim."
İlerleyen dönemde yeni çekler istendiğini belirten Turan, "Çekin günü geldi. Bana, 'İki milyonluk çek ver ki mal alayım, eski çekini ödeyelim' dedi. Biraz bu şekilde gitti. Bir iki derken miktar bayağı yükseldi."

'HER TÜRLÜ YARDIMI YAP, BÜTÜN MESULİYET BANA AİT'
Tutarın yükselmesi üzerine endişelendiğini ve yeniden Esen'in yanına gittiklerini söyleyen Turan, şu iddialarda bulundu:
"Ömer'e, 'Yardım ettim ama şu risk çok büyük. Benim o kadar param da yok, bir şey olursa ödeyemeyeceğim' dedim. Tekrar yanına gittik. 'Ömer benim kaynım. Ben her türlü Ömer'in arkasındayım. Ömer'den bir zarar görmezsin. Zaten biz Ömer'le ortağız. Her türlü yardımı yap, bütün mesuliyet bana ait' dedi."
Turan, bu görüşmelerin kendisinde güven oluşturduğunu ifade ederek "Depremden çıkmışım, bu kadar şey yaşamışım. Biraz daha güven aldım. Namazları kılıyoruz, manevi olarak kendimi çok iyi hissediyordum" açıklamasında bulundu.
"ÇEKLERİ ARABA İÇİN ALDILAR, NAKDİ MEDRESE İÇİN ALDILAR"
Verdiğini söylediği çeklerin ve nakdin hangi amaçla istendiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Turan, "Çekleri araba için aldılar. Nakdi medrese için aldılar" dedi. Gölbaşı'ndaki yapıya ilişkin gözlemini de paylaşan Turan, "Gölbaşı'nda onların dergahı var. Şu an büyük bir medrese yapıyorlar. Orada malzemeyi yığmışlar." şeklinde konuştu.
Turan, ödeme sorunlarını dile getirdiğinde kendisine, "Biz halledeceğiz. Medrese yapıyoruz. Biz halledeceğiz bu konuları" denildiğini ileri sürdü. Başlangıçta çeklerin ödendiğini belirten Turan, yaşananları şöyle anlattı:
"Bir yıl, bir buçuk yıla yakın zamanda benden çok çek aldı. Hep hatır çeki. Aldığı bütün çekleri de yatırıyordu, ben de rahattım. En son çeklerden bir tanesi yazıldı. Ben bekliyorum ki düzeltmeye gidecekler, Ömer ödeyecek. Baktım ikinci gün bir çekim daha yazıldı."
Turan, ödeme sorunlarının ardından bazı galericilerle birlikte Esen'le görüşmek için Gölbaşı'na gittiklerini söyledi:
"Galerici arkadaşlar vardı, 'Sen tanıyorsun, bize yardımcı olsun, paramızı alalım' dediler. Beraber kalktık gittik. 'On dakikaya geleceğim' dedi. Tam üç saat bekledik, şeyh ortada yok. Geri geldik Besni'ye." Daha sonraki bir ziyaretinde görüşme talebinin reddedildiğini ileri süren Turan, şunları kaydetti: Ben şeyhle görüşmek istiyorum dedim. Gidip sordular. 'Şeyh seni kabul etmiyor. Seninle bu konu hakkında görüşmek istemiyor. Bu şekilde bir daha buraya gelme. Gelirsen şeyhimizin uğrunda ölecek onlarca kişi var. Sana da yazık olur, çoluk çocuğuna da yazık olur.' dediler. Geri döndüm. Ondan sonra savcılığa suç duyurusunda bulundum."
AVUKAT KASAP'TAN PARA VE MAL VARLIĞI HAREKETLERİNİN ARAŞTIRILMASI TALEBİ
Ramazan Turan'ın avukatı Kadir Kasap, müvekkilinin beyanlarına göre yaklaşık 52 milyon 500 bin TL değerinde altın ve nakit ile 45 milyon TL tutarında çek verildiğini ifade etti. Kasap, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Yaklaşık 97 milyon 500 bin TL tutarındaki maddi değerleri konu alan olayın, dini duyguların istismarı suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve olası örgütlü suç faaliyetleri yönünden tüm yönleriyle aydınlatılması, para ve mal varlığı hareketlerinin incelenmesi ve sorumluların adalet önüne çıkarılması beklenmektedir."
Galericilik faaliyetine ilişkin işlemlerin de araştırılmasını isteyen Kasap, Ömer Turan'ın oğlu Abuzer Turan adına kayıtlı olduğu belirtilen iş yeri ve mal varlığına ilişkin hususların da araştırılması gerektiğini ifade etti.
Turan'ın paylaştığı, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/2183 numaralı soruşturmasına ilişkin 9 Ekim 2026 tarihli müşteki ifade tutanağında, çeklerin 2025 yılından Eylül 2026'ya kadar aralıklarla verildiği anlatılıyor. Turan'ın tutanaktaki ifadesinde, "Benim toplam zararım şu an 45 milyon TL'dir" beyanı yer alıyor. Avukat açıklamasında ayrıca 52 milyon 500 bin TL değerindeki altın ve nakit iddiası da yer alıyor.
Yaşananların ardından ticari faaliyetlerini sürdüremediğini söyleyen Turan, şöyle konuştu:
"Ben 20 yıldır Besni'de iş insanıyım. Kaçmadım. Orada oturuyorum, bekliyorum. Muhatap olarak herkes beni biliyor, bana geliyor. Mağazayı da devretmek zorunda kaldım. Şu an bir yerim de yok. Bir abim var, ufak tefek malzemeler satıyor. Onun yanına gidiyorum. Dün kiramı ödeyemedim. Çocuğuma markette eve erzak alırken bir çikolata alamadım. Hakkımı arayacağım. Başkaları benim gibi mağdur olmasın."
Kaynak : PERRE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
