Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Aydos Adıyaman’da konuştu: ‘Depremde yıkılan her binada insan kusuru vardır’ - Videolu Haber
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Aydos Adıyaman’da konuştu: ‘Depremde yıkılan her binada insan kusuru vardır’ - Videolu Haber
ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK-Berfin GÜRBÜZ - Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos, Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek Teşkilat Toplantısı'na katıldı. İl Başkanı Emircan Alsan ve partililerle bir araya gelen Aydos, deprem sonrası süreç, işsizlik, uyuşturucuyla mücadele ve yargı sistemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK-Berfin GÜRBÜZ - Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos, Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek Teşkilat Toplantısı'na katıldı. İl Başkanı Emircan Alsan ve partililerle bir araya gelen Aydos, deprem sonrası süreç, işsizlik, uyuşturucuyla mücadele ve yargı sistemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos, Adıyaman İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek İl Başkanı Emircan Alsan ve parti teşkilatıyla bir araya geldi. Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanlığı'nda gerçekleştirilen Teşkilat Toplantısı'nda konuşan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos, deprem ve Adıyaman'daki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Deprem bir afet değildir, deprem bir tabiat olayıdır. Depremde bir bina yıkılıyorsa orada insan kusuru vardır" dedi.

"İnşaatların Bitmesi Yeni İşsizlik Dalgası Doğurabilir"
Toplantının açılışında konuşan Anahtar Parti Adıyaman İl Başkanı Emircan Alsan, Adıyaman'ın özellikle deprem sonrası süreçte ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kentte özellikle inşaat sektörüne bağlı çalışan çok sayıda kişinin bulunduğunu ifade eden Alsan, inşaatların tamamlanmasının ardından yeni bir işsizlik dalgasının yaşanabileceğini söyledi.
Alsan, "Adıyaman özelinde söyleyecek çok şey var. Gençlerimiz işsiz. İnşaatların bitmesiyle de bu işsizlik daha derin bir yara alacak. Şu anda burada oturan arkadaşlarımızın bile yüzde 50-60'ı inşaat sektörüyle iştigal ediyor. Yani hep bağlantılı sektörlerde çalışıyoruz. Bu inşaatlar bir yıla kalmaz bitecek. Yerinde dönüşümler bitiyor, TOKİ projeleri de büyük ölçüde tamamlandı. İnşaatlar bittikten sonra bizim orada çalışan bildiğimiz yaklaşık 5 bin Adıyamanlı vatandaşımız var. Bu insanların evlerine ekmek götürdüğü kişi sayısını da düşündüğümüzde yaklaşık 70 bin kişiyi etkileyecek bir işsizlik dalgası bekliyoruz. Bu Adıyaman için büyük bir yıkım demek" ifadelerini kullandı.
"Adıyaman'a Süper Teşvikler Verilmesi Gerekiyor"
Adıyaman'ın ekonomik olarak ayağa kalkabilmesi için güçlü yatırım ve teşvik politikalarına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Alsan, organize sanayi bölgelerinin ve henüz faaliyete geçmemiş sanayi tesislerinin bir an önce açılması gerektiğini dile getirdi.
Alsan, "Adıyaman'da organize sanayinin ve henüz açılmamış sanayilerimizin bir an önce açılması gerekiyor. Adıyaman'a süper teşvikler verilmesi lazım. Normal teşviklerle Adıyaman ayağa kalkamaz. Yatırımcıların gelmesi için çok güçlü destekler verilmesi gerekiyor. Depremden hemen sonra ortaya konulması gereken projelerdi ama üç yıl geçmesine rağmen somut bir proje göremiyoruz. Bizim gördüğümüz kadarıyla bir yıl içinde Adıyaman'da işsizlik çok daha derin şekilde hissedilecek" dedi.
"Gençlerimizin Umudu Azalıyor"
Gençlerin gelecek umudunun azaldığını da dile getiren Alsan, birçok gencin geleceğini yurt dışında aradığını belirterek, "Her yerde olduğu gibi Adıyaman'da da gençlerimizin umudu yok. Birçok genç geleceğini yurt dışında arıyor. Oysa biz burada doğduk, burada büyüdük. Bu şehirde büyümemiz ve bu şehirde geleceğimizi kurmamız gerekiyor. Depremden sonra çok kişi şehir dışına gitti ama geri dönüşler de başladı. Çünkü başka yerlerde büyüdüğümüz kültürü, gelenekleri ve samimiyeti bulamıyoruz. Bu nedenle Adıyaman'da istihdam oluşturacak projelere çok acil ihtiyacımız var" dedi.
"Deprem Bir Doğa Olayıdır"
Toplantıda önemli açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Sadık Aydos, deprem konusuna değinerek depremin bir doğa olayı olduğunu ancak yanlış planlama ve uygulamalar nedeniyle felakete dönüştüğünü ifade ederek, "Deprem bir afet değildir, deprem bir tabiat olayıdır. Dünya deprem sayesinde nefes alır, akarsular oluşur, kanyonlar oluşur. Ama biz depremleri böyle yaşamadık. Ufak bir sarsıntıdan sonra doğanın nerede nefes aldığını konuşmamız gerekirken biz sevdiklerimizi mezara koyduk, enkazların altından cenazeler çıkardık. Evleri yıkılan insanlara yardım götürmeye çalıştık. Bu nedenle depremi felakete dönüştüren şey doğa değil, insan hatalarıdır" ifadelerini kullandı.
"Depremde Sorumluluk Sadece Müteahhitlere Yüklenemez"
Deprem sonrası sorumluluğun yalnızca müteahhitlere yüklenmesinin doğru olmadığını belirten Aydos, yapı ruhsatı ve denetim süreçlerine dikkat çekerek, Aydos, "Bir bina yıkılıyorsa orada insan kusuru vardır. Ama bu sadece müteahhit değildir. Yapı ruhsatını veren, denetimi yapan kurumlar vardır. İnşaatın ilerleyen süreçlerinde karot örnekleri alınır, denetimler yapılır ve izinler verilir. Belediyelerde jeoloji mühendisleri görev yapar. Bütün bu süreçler bir zincirin halkalarıdır. Eğer sistem doğru çalışsaydı belki de bu kadar büyük acılar yaşanmayacaktı" dedi.
"Uyuşturucuyla Mücadelede Rehabilitasyon Şart"
Uyuşturucuyla mücadele konusuna da değinen Aydos, sorunun yalnızca cezai yöntemlerle çözülemeyeceğini vurgulayarak, "Uyuşturucuyla mücadelede mevzuatımız aslında oldukça güçlü. Avrupa ile kıyaslandığında çok daha sert hükümlerimiz var. Ancak sorun çözülmüyor. Çünkü bu mesele sadece hukukla çözülebilecek bir mesele değil. Genel merkezde uyuşturucu bağımlısı çocukların aileleriyle görüştük. Dinlediğimiz hikâyeler gerçekten insanın kanını donduracak cinsten. Bir anne babanın evladının ölmesini isteyecek noktaya geldiğini gördük. Bu nedenle uyuşturucu bağımlılığını bir hastalık olarak görmek ve rehabilitasyon süreçleriyle ele almak zorundayız" ifadelerini kullandı.
"Adaletin Geç Tecelli Etmesi Adalet Değildir"
Yargı sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aydos, hukuk davalarının bir yıl, ceza davalarının ise iki yıl içinde sonuçlanmasının hedeflenmesi gerektiğini belirterek, "Adaletin geç tecelli etmesi adalet değildir. Boşanma davalarının 10-13 yıl sürdüğü örnekler var. İnsanlar hayatlarını yeniden kuramıyor. Oysa bazı davaların çok kısa sürede sonuçlanabildiğini de görüyoruz. Demek ki istenirse bu mümkün. Bunun için güçlü bir denge ve denetim mekanizması kurulması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Mülakat Sistemi Kaldırılmalı"
Yargıya güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirten Aydos, mülakat sisteminin kaldırılması gerektiğini savunarak, "Mülakatlar kaldırılmalı. Merkezi sınavlarda başarılı olan kişiler hakim ve savcı olabilmeli. Devlet bürokrasisi liyakat esasına göre oluşturulmalı. Bir kişinin hangi görüşten olduğu değil, işini ne kadar doğru yaptığı önemli olmalı" ifadelerini kullandı.
Toplantının sonunda partililer ve vatandaşlar söz alarak Adıyaman'daki ekonomik sorunlar, konteyner kentlerde yaşayan vatandaşların durumu ve deprem sonrası yaşanan sıkıntılar hakkında görüş ve taleplerini dile getirdi. Parti yöneticileri ise iletilen sorun ve önerilerin genel merkeze aktarılacağını belirtti.
Kaynak : PERRE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
