Erdoğan’dan yeni anayasa çağrısı: ‘Kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır’
Erdoğan’dan yeni anayasa çağrısı: ‘Kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır’
ANKARA (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni ve sivil anayasa çağrısında bulunarak, "Türkiye Yüzyılı'na yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin, taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerinde fayda görüyorum" dedi.
ANKARA (PERRE) - (Berfin GÜRBÜZ) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni ve sivil anayasa çağrısında bulunarak, "Türkiye Yüzyılı'na yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin, taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerinde fayda görüyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı Özel Oturumu'nda konuştu.
Küresel ve bölgesel gelişmelerin yeni bir siyaset tarzını zorunlu kıldığını belirten Erdoğan, siyasette kutuplaşma yerine uzlaşma ve ortak zeminde hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
'CEPHE SİYASETİNİN' RAF ÖMRÜ DOLDU
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu 'cephe siyasetinin' raf ömrü dolmuştur. Siyaseti hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir 'yıpratma savaşına' dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müştereklerde buluşmayı, 'mutabakat içinde rekabeti' esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız."
'HER SİYASİ PARTİNİN ÖNCELİĞİ TÜRKİYE OLMALIDIR'
Türkiye'nin önüne açılan fırsatların değerlendirilmesi için siyaset anlayışında değişime ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa, eğer Türkiye, önüne açılan tarihi fırsatları değerlendirecekse bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye'nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır."
Erdoğan, siyasi partilerin Türkiye'nin iç dinamiklerinden ve kendi tabanlarından güç alarak "Türkiye merkezli siyaset" yürütmesi gerektiğini belirterek, çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörünün alması gerektiğini söyledi.
"Türkiye'nin milli menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir" diyen Erdoğan, "Biz, buna 'iç cephenin tahkim edilmesi' diyoruz. Biz, buna 'Büyük Türkiye Mutabakatı' diyoruz" ifadelerini kullandı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÇABALARI, TÜRKİYE'NİN GÜCÜNE GÜÇ KATTI
"Terörsüz Türkiye" süreci ve çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şunları söyledi:
"Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgar estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye'yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye'nin enerjisini heba ettiği, Türkiye'yi oyaladığı, Türkiye'nin kaynaklarını tükettiği açıktır."
Son 42 yılda terörle mücadelenin Türkiye'ye hem insani hem de ekonomik açıdan ağır bedeller ödettiğini belirten Erdoğan, terörün ekonomiyi, huzuru, güvenliği ve dış politikayı olumsuz etkilediğini söyledi.
Erdoğan, "Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır" dedi.
BAHÇELİ VE DEM PARTİ GRUBU'NA TEŞEKKÜR
Erdoğan, çerçeve yasanın TBMM'de 467 kabul oyuyla kabul edilmesini tarihi bir mutabakat olarak değerlendirerek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür etti.
Erdoğan, "Bu vesileyle ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum" dedi.
Sürece katkıları nedeniyle Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubu'na da teşekkür eden Erdoğan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile çerçeve yasanın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarının desteklerinin sürmesini beklediklerini ifade etti.
Erdoğan, çerçeve yasada bir izleme süreci bulunduğunu belirterek, gerekli adımlar atıldığında ilgili kurumların da gerekeni yapacağını söyledi.
YENİ ANAYASA TÜRK SİYASETİNİN ÖNÜNDE 'İMTİHAN KAĞIDI' OLARAK DURUYOR
Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye'nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa yapma şartlarının daha da olgunlaşacağına inandığını söyledi.
Yeni yasama yılının Kanun-i Esasi'nin ilanının 150'nci yıl dönümüne denk geldiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kanun-i Esasi'nin üstünden geçen 150 yıla rağmen, yeni anayasa bahsi Türk siyasetinin önünde bir 'imtihan kağıdı' olarak halen duruyor. Milletin sözü ve mührünü taşıma bahsinde, tarihimizdeki bütün anayasa tecrübelerinde, teknik veya siyasi kusurlar, eksikler bulunabilir. Ancak darbe ürünü olan son 70 yılın iki anayasası, varoluşsal bir krizle mefluç doğmuştur. Devlet ile toplum, birey ile devlet arasındaki sözleşme, silah ve süngünün gölgesi altında imzalanmıştır."
MEVCUT ANAYASAMIZ DARBE DÖNEMİNİN TORTULARINI TAŞIYOR
Darbe dönemlerinde hazırlanan anayasaları eleştiren Erdoğan, mevcut anayasanın bugüne kadar birçok kez değiştirilmesine rağmen darbe döneminin izlerini taşımaya devam ettiğini söyledi.
Erdoğan, "Demokrasi tecrübemizi fasıllara bölen müdahalelerin mirasını reddeden sivil bir anayasa ihtiyacı ise henüz karşılanamadı. Üstelik, bugüne kadar yapılan revizyonlarla ortaya çıkan tablo, bütünlüklü bir anayasal mimariye ihtiyacı daha da arttırmıştır. Hepsinden önemlisi; köklü değişikliklerle yapısal kusurlarından geniş ölçüde arındırılan mevcut anayasamızın, hala darbe döneminin tortularını, izini, etiketini taşımasıdır" dedi.
TÜRKİYE BU AYIPTAN MUTLAKA KURTULMALIDIR
12 Eylül dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, darbenin lider kadrosunun yıllar sonra yargılandığını hatırlatarak, yürürlükteki anayasanın ise onların imzasını taşıdığını söyledi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Açık söylüyorum; milletimiz buna ne layıktır ne de razıdır. Türkiye, bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır. Başka hiçbir gerekçesi olmasa dahi, üstüne bastığımız zemine düşen bu gölgeyi kaldırmak, sistemi bu lekeden arındırmak, harekete geçmek için yeterli bir nedendir. Bu yönüyle yeni ve sivil bir anayasa hedefi, Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir."
ANAYASA TEŞEBBÜSÜ İÇİN BELKİ DE EN İDEAL DÖNEM
TBMM'nin her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya yetkili olduğunu belirten Erdoğan, Meclis'teki siyasi çeşitliliğe dikkat çekti.
Erdoğan, "Sahip olduğu siyasi çeşitlilik hasebiyle içinde bulunduğumuz dönem, bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir. Bu Meclis, Türkiye'nin milli ve hayati meseleleri söz konusu olduğunda müzakere ve uzlaşma kapasitesinin sağlamlığını zaten göstermiştir" ifadelerini kullandı.
Yeni anayasanın kutuplaşma siyasetinin değil, "mutabakat içinde rekabeti" esas alan yeni bir siyaset anlayışının eseri olacağını belirten Erdoğan, yeni anayasanın çoğulcu demokrasinin kurumsallaşmasına katkı sağlayacağını söyledi.
ANAYASANIN YÜRÜRLÜKTEKİ İLK DÖRT MADDESİYLE İLGİLİ TAVRIMIZ BELLİDİR
Erdoğan, yeni anayasa tartışmalarında anayasanın ilk dört maddesine ilişkin de açıklamada bulundu.
"Demokraside, hiç kimse hakikat tekeline sahip değildir. Her düşünce kıymetli, her öneri değerlidir. Her fikirden, her özgün tekliften istifade edilmelidir" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Diğer taraftan, milletimizin yeni bir anayasa özlemi de üretilmiş korkuların, vehimlerin esiri haline getirilmemelidir. Anayasanın yürürlükteki ilk dört maddesiyle ilgili tavrımız zaten bellidir."
'KOLLARI SIVAMAK HERKES İÇİN GERÇEK BİR SAMİMİYET SINAVIDIR'
Siyasi partilere yeni anayasa çağrısında bulunan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Türkiye Yüzyılı'na yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin, taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerinde fayda görüyorum."
Erdoğan, içinde bulunulan yasama yılının Türkiye'nin imkan ve fırsatlarını geliştiren bir "anayasa yılı" olmasını diledi.
Kaynak : PERRE
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
