PROMOSYON

Kulak çınlaması hafife alınmamalı!

GENEL 23.07.2026 - 12:52, Güncelleme: 23.07.2026 - 12:52 32 kez okundu.
 

Kulak çınlaması hafife alınmamalı!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, kulak çınlamasının nedenleri ve tedavi seçenekleri ile yaz aylarında kulak sağlığını koruma yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu. Kulak çınlaması, tek başına bir hastalık değil; birçok farklı sağlık sorununun habercisi olabilir! Kulak çınlamasının (tinnitus) tek başına bir hastalık olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Birçok farklı sağlık sorununun belirtisi olabilir. Uzun süren çınlamalar mutlaka uzman tarafından değerlendirilmeli.” dedi. Toplumda ‘kulak çınlaması’ olarak bilinen tinnitusun yalnızca ince bir zil sesi anlamına gelmediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Kişinin duyduğu ancak çevresindekilerin duymadığı her türlü ses tinnitus olarak tanımlanır. İnce bir uğultu, vızıltı, kalp atışı sesi ya da farklı karakterde sesler de tinnitus kapsamındadır.” şeklinde konuştu. Kulak çınlamasının nedenini belirlemek için yalnızca kulak muayenesi yeterli olmayabilir! Sesin dış kulaktan başlayıp orta kulak, iç kulak, işitme siniri ve beynin işitme merkezine kadar uzanan karmaşık bir sistemle algılandığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Bu zincirin herhangi bir noktasında oluşabilecek bozukluk tinnitusa yol açabilir.” dedi. Özellikle 6 aydan uzun süren çınlamaların ‘kronik tinnitus’ olarak değerlendirildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, şunları söyledi: “Bu durumda ayrıntılı inceleme yapılması önem taşır. Kulak çınlamasının nedenini belirlemek için yalnızca kulak muayenesi yeterli olmayabilir. Tanı sürecinde; dış kulak yolu ve kulak zarı muayenesi, işitme testi (odyometri), orta kulak fonksiyon testleri, işitme sinirinin değerlendirilmesi, beyin görüntülemesi (MR), kan tahlilleri ve tansiyon değerlendirmesi, gerektiğinde nöroloji, dahiliye ve psikiyatri değerlendirmesi yapılabilir. Tinnitus değil, altında yatan neden araştırılır. Kulak kiri, kulak zarı deliği, orta kulak hastalıkları, işitme kaybı, yüksek tansiyon, iç kulak hastalıkları ve bazı nörolojik problemler tinnitusa neden olabilir.” Çınlamanın tedavisi tamamen altta yatan nedene bağlı! Kulak çınlamasının özellikle sensörinöral işitme kaybının erken belirtilerinden biri olabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Yüksek sese maruz kalan kişilerde bu durum daha sık görülür. Askerlikte silah kullananlarda, gürültülü fabrikalarda çalışanlarda ya da uzun yıllar yüksek sese maruz kalan kişilerde özellikle 4 bin Hz civarında işitme kaybı gelişebilir. Bu tabloya sıklıkla tinnitus eşlik eder.” dedi. Çınlamanın tedavisinin tamamen altta yatan nedene bağlı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Kulak kiri, dış kulak yolu enfeksiyonu, kulak zarı sorunları veya orta kulak hastalıkları ilaç ya da cerrahiyle tedavi edilebilir. Buna karşın çocukluk döneminde geçirilen bazı enfeksiyonlara bağlı gelişen kalıcı işitme kayıpları, gürültüye bağlı işitme hasarı veya bazı iç kulak hastalıklarında hasar tamamen geri döndürülemeyebilir.” açıklamasını yaptı. Tinnitus tedavisinde amaç sadece sesi azaltmak değil, beynin bu sese alışmasını sağlamak! Tinnitus tedavisinde hastanın sese karşı geliştirdiği psikolojik tepkinin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Beyin zamanla bazı sesleri filtreleyebilme özelliğine sahip.” dedi. Tren yolu ya da havaalanı yakınında yaşayan insanların bir süre sonra bu sesleri fark etmez hale geldiklerini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Beyin istemediği sesleri zamanla arka plana atabilir. Tinnitus tedavisinde de amaçlardan biri beynin bu sese alışmasını sağlamaktır. Bu süreçte psikiyatrik destek, ses terapileri ve beyaz gürültü uygulamaları faydalı olabilir. Özellikle gece sessizlikte belirginleşen çınlamalarda beyaz gürültü sesi maskeleyerek hastanın rahatlamasına yardımcı olabilir.” diye konuştu. TMU/TMS, uygun hastalarda uygulanabilen yeni nesil bir tedavi seçeneği! Son yıllarda bazı merkezlerde transkraniyal manyetik uyarım (TMU/TMS) tedavisinin de uygulandığı bilgisini veren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Bu yöntem uygun hastalarda beyin bölgelerini uyararak iyileşme sürecini desteklemeyi amaçlar. Ancak tedavinin etkisi hemen ortaya çıkmaz. Sinir dokusunun yeniden yapılanması aylar sürebilir.” dedi. İnternette dolaşan masaj, kulak çekme veya farklı yöntemlerin bilimsel olarak kanıtlanmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Amaç çınlamayı bastırmak değil, nedenini ortaya çıkarmaktır. Uzun süren kulak çınlamalarında mutlaka Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır.” uyarısında bulundu. Kulak kiri zararlı değil; tam tersine kulağın doğal koruyucu tabakası! Yaz aylarında sık görülen dış kulak yolu enfeksiyonlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Kulak çubuğu kullanımı sanılanın aksine kulağa zarar verebilir.” dedi. Kulak kirinin zararlı olmadığını, tam tersine kulağın doğal koruyucu tabakası olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, sözlerini şöyle tamamladı: “Kulak çubuğu kiri dışarı çıkarmak yerine daha derine iter ve koruyucu yağ tabakasını da ortadan kaldırır. Bu doğal koruyucu tabakanın kaybolmasıyla birlikte deniz ve havuz suyunda bulunan bakteri ve mantarların dış kulak yolunda kolayca enfeksiyon oluşturabilir. Yaz aylarında sık görülen bu tabloya ‘yaz otiti’ adı verilir.  Yaz boyunca kulak sağlığını korumak için; kulak çubuğu kullanmayın, kulağınızı kurcalamayın ve kaşımayın, kulak içine yabancı cisim sokmayın, deniz veya havuz sonrasında kulak hijyenine dikkat edin. Bu basit önlemler sayesinde yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonları büyük ölçüde önlenebilir.”      Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, kulak çınlamasının nedenleri ve tedavi seçenekleri ile yaz aylarında kulak sağlığını koruma yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Kulak çınlaması, tek başına bir hastalık değil; birçok farklı sağlık sorununun habercisi olabilir!

Kulak çınlamasının (tinnitus) tek başına bir hastalık olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Birçok farklı sağlık sorununun belirtisi olabilir. Uzun süren çınlamalar mutlaka uzman tarafından değerlendirilmeli.” dedi.

Toplumda ‘kulak çınlaması’ olarak bilinen tinnitusun yalnızca ince bir zil sesi anlamına gelmediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Kişinin duyduğu ancak çevresindekilerin duymadığı her türlü ses tinnitus olarak tanımlanır. İnce bir uğultu, vızıltı, kalp atışı sesi ya da farklı karakterde sesler de tinnitus kapsamındadır.” şeklinde konuştu.

Kulak çınlamasının nedenini belirlemek için yalnızca kulak muayenesi yeterli olmayabilir!

Sesin dış kulaktan başlayıp orta kulak, iç kulak, işitme siniri ve beynin işitme merkezine kadar uzanan karmaşık bir sistemle algılandığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Bu zincirin herhangi bir noktasında oluşabilecek bozukluk tinnitusa yol açabilir.” dedi.

Özellikle 6 aydan uzun süren çınlamaların ‘kronik tinnitus’ olarak değerlendirildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, şunları söyledi:

“Bu durumda ayrıntılı inceleme yapılması önem taşır. Kulak çınlamasının nedenini belirlemek için yalnızca kulak muayenesi yeterli olmayabilir. Tanı sürecinde; dış kulak yolu ve kulak zarı muayenesi, işitme testi (odyometri), orta kulak fonksiyon testleri, işitme sinirinin değerlendirilmesi, beyin görüntülemesi (MR), kan tahlilleri ve tansiyon değerlendirmesi, gerektiğinde nöroloji, dahiliye ve psikiyatri değerlendirmesi yapılabilir. Tinnitus değil, altında yatan neden araştırılır. Kulak kiri, kulak zarı deliği, orta kulak hastalıkları, işitme kaybı, yüksek tansiyon, iç kulak hastalıkları ve bazı nörolojik problemler tinnitusa neden olabilir.”

Çınlamanın tedavisi tamamen altta yatan nedene bağlı!

Kulak çınlamasının özellikle sensörinöral işitme kaybının erken belirtilerinden biri olabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Yüksek sese maruz kalan kişilerde bu durum daha sık görülür. Askerlikte silah kullananlarda, gürültülü fabrikalarda çalışanlarda ya da uzun yıllar yüksek sese maruz kalan kişilerde özellikle 4 bin Hz civarında işitme kaybı gelişebilir. Bu tabloya sıklıkla tinnitus eşlik eder.” dedi.

Çınlamanın tedavisinin tamamen altta yatan nedene bağlı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Kulak kiri, dış kulak yolu enfeksiyonu, kulak zarı sorunları veya orta kulak hastalıkları ilaç ya da cerrahiyle tedavi edilebilir. Buna karşın çocukluk döneminde geçirilen bazı enfeksiyonlara bağlı gelişen kalıcı işitme kayıpları, gürültüye bağlı işitme hasarı veya bazı iç kulak hastalıklarında hasar tamamen geri döndürülemeyebilir.” açıklamasını yaptı.

Tinnitus tedavisinde amaç sadece sesi azaltmak değil, beynin bu sese alışmasını sağlamak!

Tinnitus tedavisinde hastanın sese karşı geliştirdiği psikolojik tepkinin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Beyin zamanla bazı sesleri filtreleyebilme özelliğine sahip.” dedi.

Tren yolu ya da havaalanı yakınında yaşayan insanların bir süre sonra bu sesleri fark etmez hale geldiklerini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Beyin istemediği sesleri zamanla arka plana atabilir. Tinnitus tedavisinde de amaçlardan biri beynin bu sese alışmasını sağlamaktır. Bu süreçte psikiyatrik destek, ses terapileri ve beyaz gürültü uygulamaları faydalı olabilir. Özellikle gece sessizlikte belirginleşen çınlamalarda beyaz gürültü sesi maskeleyerek hastanın rahatlamasına yardımcı olabilir.” diye konuştu.

TMU/TMS, uygun hastalarda uygulanabilen yeni nesil bir tedavi seçeneği!

Son yıllarda bazı merkezlerde transkraniyal manyetik uyarım (TMU/TMS) tedavisinin de uygulandığı bilgisini veren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Bu yöntem uygun hastalarda beyin bölgelerini uyararak iyileşme sürecini desteklemeyi amaçlar. Ancak tedavinin etkisi hemen ortaya çıkmaz. Sinir dokusunun yeniden yapılanması aylar sürebilir.” dedi.

İnternette dolaşan masaj, kulak çekme veya farklı yöntemlerin bilimsel olarak kanıtlanmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Amaç çınlamayı bastırmak değil, nedenini ortaya çıkarmaktır. Uzun süren kulak çınlamalarında mutlaka Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır.” uyarısında bulundu.

Kulak kiri zararlı değil; tam tersine kulağın doğal koruyucu tabakası!

Yaz aylarında sık görülen dış kulak yolu enfeksiyonlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Kulak çubuğu kullanımı sanılanın aksine kulağa zarar verebilir.” dedi.

Kulak kirinin zararlı olmadığını, tam tersine kulağın doğal koruyucu tabakası olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kulak çubuğu kiri dışarı çıkarmak yerine daha derine iter ve koruyucu yağ tabakasını da ortadan kaldırır. Bu doğal koruyucu tabakanın kaybolmasıyla birlikte deniz ve havuz suyunda bulunan bakteri ve mantarların dış kulak yolunda kolayca enfeksiyon oluşturabilir. Yaz aylarında sık görülen bu tabloya ‘yaz otiti’ adı verilir. 

Yaz boyunca kulak sağlığını korumak için; kulak çubuğu kullanmayın, kulağınızı kurcalamayın ve kaşımayın, kulak içine yabancı cisim sokmayın, deniz veya havuz sonrasında kulak hijyenine dikkat edin. Bu basit önlemler sayesinde yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonları büyük ölçüde önlenebilir.” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mutajans.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.