Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları 1 Mayıs’ta taleplerini yineledi
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları 1 Mayıs’ta taleplerini yineledi
1 Mayıs kapsamında yapılan açıklamalarda sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik kayıpları, ağır iş yükü ve güvenli çalışma ortamı talepleri yeniden gündeme taşındı.
1 Mayıs kapsamında yapılan açıklamalarda sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik kayıpları, ağır iş yükü ve güvenli çalışma ortamı talepleri yeniden gündeme taşındı.
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları 1 Mayıs’ta taleplerini yineledi
ANKARA (MA) – 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Türkiye genelinde düzenlenen etkinliklerde, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sorunları ve talepleri bir kez daha dile getirildi.
Sendikalar tarafından yapılan açıklamalarda artan yaşam maliyetleri, çalışma koşullarındaki zorluklar ve gelir dağılımındaki dengesizlikler öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Özellikle sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanların yoğun iş yükü ve personel yetersizliği dikkat çekti.
Ekonomik talepler öne çıktı
Sağlık Hizmetleri Sendikası SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, yaptığı açıklamada ücretlerin enflasyona karşı korunmasının zorunlu hale geldiğini belirtti.
Akarken, çalışanların ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini ifade ederek, refahın daha adil paylaşılması çağrısında bulundu. Ayrıca Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun daha demokratik ve katılımcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
Çalışma koşulları eleştirildi
Çalışma hayatına ilişkin sorunlara da değinilen açıklamalarda, uzun çalışma saatleri, güvencesiz istihdam ve artan iş yükünün çalışanların yaşam kalitesini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Personel yetersizliğinin iş yükünü artırdığına dikkat çeken Akarken, mevcut çalışma düzeninin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Görev tanımlarının güncellenmesi, atama sayılarının artırılması ve kariyer süreçlerinin iyileştirilmesi gerektiği belirtildi.
Şiddet ve mobbing vurgusu
Açıklamalarda sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının arttığına dikkat çekilerek, güvenli çalışma ortamının sağlanmasının önemine işaret edildi.
Akarken, çalışanların yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da korunması gerektiğini belirterek, iş yerlerinde artan mobbing vakalarının çalışma barışını zedelediğini ifade etti.
“Emeğin değeri korunmalı”
1 Mayıs kapsamında yapılan değerlendirmelerde emeğin korunmasının toplumsal refah açısından kritik olduğu vurgulandı. Açıklamalarda, eşit haklar, güvenli çalışma ortamı ve insan onuruna yakışır yaşam koşullarının sağlanması çağrısı yapıldı.
Türkiye genelinde düzenlenen etkinliklerin dayanışma ve ortak mücadele açısından önemli bir zemin oluşturduğu belirtilirken, çalışanların taleplerinin geleceğe yönelik olduğu ifade edildi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
