Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinden 1 Mayıs öncesi uyarı
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinden 1 Mayıs öncesi uyarı
Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, artan iş yükü, şiddet olayları ve ekonomik kayıplara dikkat çekerek 1 Mayıs öncesinde sürdürülebilir ve adil bir çalışma sistemi için acil çözüm çağrısı yaptı.
Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, artan iş yükü, şiddet olayları ve ekonomik kayıplara dikkat çekerek 1 Mayıs öncesinde sürdürülebilir ve adil bir çalışma sistemi için acil çözüm çağrısı yaptı.
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinden 1 Mayıs öncesi uyarı
ANKARA (MA) – Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, artan iş yükü, şiddet olayları ve ekonomik kayıplara dikkat çekerek 1 Mayıs öncesi çözüm çağrısı yaptı.
Sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanlar, biriken sorunların çözümü için 1 Mayıs öncesinde kamuoyuna önemli uyarılarda bulundu. Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık sisteminin büyük ölçüde çalışanların özverisiyle ayakta tutulduğunu belirterek, bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Artan hasta yoğunluğu, personel eksikliği, uzun nöbetler ve randevu baskısının sağlık çalışanlarının iş yükünü her geçen gün artırdığına dikkat çekilirken, özellikle acil servisler, yoğun bakım üniteleri ve sosyal hizmet sahasında görev yapan çalışanların tükenmişlik riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Sağlıkta şiddet kronik sorun haline geldi
Açıklamada, sağlık çalışanlarına yönelik fiziksel ve sözlü saldırıların yalnızca bireysel güvenliği değil, hizmet kalitesini de doğrudan etkilediği belirtildi. Sağlıkta şiddetin münferit olaylar olarak değil, sistemsel bir sorun olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
Mobbing ve psikolojik baskı öne çıkıyor
Çalışanların karşı karşıya kaldığı bir diğer önemli sorunun ise mobbing ve idari baskılar olduğu ifade edildi. Görev tanımı dışında yüklenen işlerin çalışma barışını zedelediği, psikolojik güvenliğin de en az fiziksel güvenlik kadar önemli olduğu dile getirildi.
Ekonomik kayıplar ve ücret sistemi eleştirildi
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin ekonomik taleplerine de yer verilen açıklamada; vergi dilimi kayıpları, parçalı maaş sistemi, emekliliğe yansımayan ödemeler ve düşük nöbet ücretlerinin çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Tek kalem maaş sistemi ve adil ücretlendirme talebi yinelendi.
Personel açığı ve güvencesiz istihdam vurgusu
Farklı istihdam modellerinin çalışma barışını bozduğuna dikkat çekilen açıklamada, 4A, 4B ve sözleşmeli sistemler arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi gerektiği ifade edildi. Personel açığının hem çalışanları hem de hizmet kalitesini olumsuz etkilediği, yeni atamaların zorunlu hale geldiği belirtildi.
“ 1 Mayıs taleplerin görünür olduğu gün”
Akarken, 1 Mayıs’ın yalnızca simgesel bir gün olmadığını belirterek, “Mesele sadece ücret değil, nitelikli kamu hizmetinin geleceğidir. Emekçiler 1 Mayıs’ta hem hakları hem de sürdürülebilir bir sistem için ses yükseltecek” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
