PROMOSYON

Sonbaharda iş yerlerinde de yaprak dökümü yaşanıyor

GENEL 29.09.2026 - 13:17, Güncelleme: 29.09.2026 - 13:17 12 kez okundu.
 

Sonbaharda iş yerlerinde de yaprak dökümü yaşanıyor

Yaz aylarının sona ermesiyle birlikte iş dünyasında da yeni bir dönem başlıyor. Çalışanların büyük bölümünün izinlerden dönerek iş ritmine yeniden adapte olduğu eylül ayı, aynı zamanda kariyer kararlarının yeniden değerlendirildiği bir döneme dönüşebiliyor. İdenfit’in 16 farklı sektörden verileri kapsayan araştırması, yaz izinlerinin ardından işe dönüşlerin yoğunlaştığı dönem ile Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının yükseldiği dönemin örtüştüğünü ortaya koyuyor. Eylül ayında ayrılanlar içinde Z kuşağının payı yüzde 58 İdenfit’in daha önce yayımladığı “Kuşakların İş Gücüne Etkisi” raporundaki verilere göre, yaz sonu ve sonbahar başında Z kuşağının işten ayrılanlar içerisindeki payı yükseliyor. Z kuşağının aylık ayrılmalar içindeki payı ağustosta yüzde 51’e, eylülde yüzde 58’e çıkıyor ve ekimde yüzde 50 seviyesinde kalıyor. Böylece eylül, Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının en yüksek olduğu ay olarak öne çıkıyor. Araştırma, bu verilerin işten ayrılmaların nedenini tek başına açıklamadığının altını çiziyor. İzin dönüşü ile Z kuşağının ayrılma oranındaki yükselişin aynı döneme denk gelmesi, nedensellikten ziyade dönemsel bir paralelliğe işaret ediyor. Ancak iki veri setinin birlikte okunması, sonbaharın çalışanlar açısından bir değerlendirme dönemi olabileceğine dikkat çekiyor. Yaz boyunca işten uzaklaşan çalışanlar, eylül ayında yeniden iş temposuna dönerken mevcut görevlerini, kariyer hedeflerini ve çalışma deneyimlerini de yeniden değerlendirebiliyor. Sektörler arasında önemli farklılıklar bulunuyor İdenfit’in 2026 yaz sezonuna ilişkin haftalık verileri, izin kullanımının temmuz ve ağustos aylarında yoğunlaştığını ancak sektörler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Eğitim sektöründe 20 Temmuz haftasında izin yoğunluğu yüzde 27’ye ulaşırken, bilişim ve teknolojide zirve 10 Ağustos haftasında yüzde 20,6 ile gerçekleşiyor. Tekstil ve hazır giyimde 17 Ağustos haftasında yüzde 13,5, üretim ve sanayide ise 10 Ağustos haftasında yüzde 14,3 seviyesinde yoğunluk görülüyor. Eylül başında ise birçok sektörde izin kullanımının hızla normalleşmesi dikkat çekiyor. Yaz izni herkes için aynı yaşanmıyor Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise Türkiye’de çalışanların yaz izinlerini tek tip bir takvim üzerinden kullanmadığını ortaya koyuyor. Sektörün yapısı, operasyonel ihtiyaçlar ve çalışma takvimi; izinlerin zamanını, süresini ve kullanım biçimini doğrudan etkiliyor. Eğitim sektöründe çalışan başına ortalama izin süresi 8,73 gün olurken, ortalama izin uzunluğu 21,8 güne ulaşıyor. Tekstil ve hazır giyimde çalışanların yüzde 56’sı yaz döneminde izin kullanıyor ve ortalama izin süresi 2,5 gün seviyesinde kalıyor. Güvenlik ve tesis hizmetlerinde ise çalışanların yalnızca yüzde 8’inin izin kullandığı, çalışan başına düşen izin gününün 0,80 olduğu görülüyor. Bu farklılıklar, eylül ayındaki işe dönüşün de sektörler açısından aynı anlama gelmediğini gösteriyor. İşe dönüş, yöneticiler için de kritik bir dönem Araştırma, izin kullanımının yanı sıra izin planlamasının zamanlamasına da dikkat çekiyor. İzin başlangıcına iki gün veya daha az kala sisteme girilen talepler kamu ve STK sektörlerinde yaklaşık yüzde 60 ile en yüksek seviyeye çıkıyor. Bu oran otomotivde yaklaşık yüzde 46, tekstil ve hazır giyimde yüzde 43, medya ve reklamda ise yüzde 41 seviyesinde bulunuyor. Öte yandan lojistikte son dakika izin talebi yaklaşık yüzde 21, eğitimde ise yüzde 19 ile daha düşük seyrediyor. Bu veriler, izin planlamasının yalnızca çalışan tercihlerinden değil, sektörlerin operasyonel yapısından da etkilendiğini ortaya koyuyor. İdenfit’in araştırması bu nedenle eylül ayını yalnızca “izin dönüşü” olarak değil, insan kaynakları açısından yeniden planlama dönemi olarak ele alıyor.  “Eylül yalnızca işe değil, hedeflere ve kariyer kararlarına da dönüş ayı” İdenfit CEO’su Onur Bayındır, araştırma sonuçlarını değerlendirirken yaz döneminin çalışan deneyimindeki etkisine ve eylül ayının İK açısından taşıdığı öneme dikkat çekiyor: “Yaz dönemini yalnızca izinlerin yoğunlaştığı bir dönem olarak değerlendirmemek gerekiyor. Çalışanlar izin sonrasında işlerine dönerken, bir yandan da geride kalan dönemi ve önlerindeki hedefleri yeniden değerlendiriyor. Araştırmamızda eylül ayında Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının yüzde 58’e yükselmesi dikkat çekici bir bulgu. Bunun doğrudan izin dönüşünün sonucu olduğunu söylemek mümkün değil; ancak iki hareketin aynı döneme denk gelmesi, sonbaharın çalışan deneyimi ve kariyer beklentileri açısından yakından izlenmesi gereken bir dönem olduğunu gösteriyor. Eylül ayı, kurumlar açısından yeni hedeflerin konuşulduğu kadar, çalışanların da ‘Burada devam etmek istiyor muyum, kariyerimde nereye gitmek istiyorum, çalışma deneyimim beklentilerimle örtüşüyor mu?’ sorularını yeniden gündeme getirebildiği bir dönem. Bu nedenle işe dönüş planlamasını çalışan deneyimi, hedef yönetimi ve kariyer beklentileriyle birlikte ele almak önemli.”     Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yaz aylarının sona ermesiyle birlikte iş dünyasında da yeni bir dönem başlıyor. Çalışanların büyük bölümünün izinlerden dönerek iş ritmine yeniden adapte olduğu eylül ayı, aynı zamanda kariyer kararlarının yeniden değerlendirildiği bir döneme dönüşebiliyor. İdenfit’in 16 farklı sektörden verileri kapsayan araştırması, yaz izinlerinin ardından işe dönüşlerin yoğunlaştığı dönem ile Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının yükseldiği dönemin örtüştüğünü ortaya koyuyor.

Eylül ayında ayrılanlar içinde Z kuşağının payı yüzde 58

İdenfit’in daha önce yayımladığı “Kuşakların İş Gücüne Etkisi” raporundaki verilere göre, yaz sonu ve sonbahar başında Z kuşağının işten ayrılanlar içerisindeki payı yükseliyor. Z kuşağının aylık ayrılmalar içindeki payı ağustosta yüzde 51’e, eylülde yüzde 58’e çıkıyor ve ekimde yüzde 50 seviyesinde kalıyor. Böylece eylül, Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının en yüksek olduğu ay olarak öne çıkıyor.

Araştırma, bu verilerin işten ayrılmaların nedenini tek başına açıklamadığının altını çiziyor. İzin dönüşü ile Z kuşağının ayrılma oranındaki yükselişin aynı döneme denk gelmesi, nedensellikten ziyade dönemsel bir paralelliğe işaret ediyor. Ancak iki veri setinin birlikte okunması, sonbaharın çalışanlar açısından bir değerlendirme dönemi olabileceğine dikkat çekiyor. Yaz boyunca işten uzaklaşan çalışanlar, eylül ayında yeniden iş temposuna dönerken mevcut görevlerini, kariyer hedeflerini ve çalışma deneyimlerini de yeniden değerlendirebiliyor.

Sektörler arasında önemli farklılıklar bulunuyor

İdenfit’in 2026 yaz sezonuna ilişkin haftalık verileri, izin kullanımının temmuz ve ağustos aylarında yoğunlaştığını ancak sektörler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Eğitim sektöründe 20 Temmuz haftasında izin yoğunluğu yüzde 27’ye ulaşırken, bilişim ve teknolojide zirve 10 Ağustos haftasında yüzde 20,6 ile gerçekleşiyor. Tekstil ve hazır giyimde 17 Ağustos haftasında yüzde 13,5, üretim ve sanayide ise 10 Ağustos haftasında yüzde 14,3 seviyesinde yoğunluk görülüyor. Eylül başında ise birçok sektörde izin kullanımının hızla normalleşmesi dikkat çekiyor.

Yaz izni herkes için aynı yaşanmıyor

Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise Türkiye’de çalışanların yaz izinlerini tek tip bir takvim üzerinden kullanmadığını ortaya koyuyor. Sektörün yapısı, operasyonel ihtiyaçlar ve çalışma takvimi; izinlerin zamanını, süresini ve kullanım biçimini doğrudan etkiliyor. Eğitim sektöründe çalışan başına ortalama izin süresi 8,73 gün olurken, ortalama izin uzunluğu 21,8 güne ulaşıyor. Tekstil ve hazır giyimde çalışanların yüzde 56’sı yaz döneminde izin kullanıyor ve ortalama izin süresi 2,5 gün seviyesinde kalıyor. Güvenlik ve tesis hizmetlerinde ise çalışanların yalnızca yüzde 8’inin izin kullandığı, çalışan başına düşen izin gününün 0,80 olduğu görülüyor. Bu farklılıklar, eylül ayındaki işe dönüşün de sektörler açısından aynı anlama gelmediğini gösteriyor.

İşe dönüş, yöneticiler için de kritik bir dönem

Araştırma, izin kullanımının yanı sıra izin planlamasının zamanlamasına da dikkat çekiyor. İzin başlangıcına iki gün veya daha az kala sisteme girilen talepler kamu ve STK sektörlerinde yaklaşık yüzde 60 ile en yüksek seviyeye çıkıyor. Bu oran otomotivde yaklaşık yüzde 46, tekstil ve hazır giyimde yüzde 43, medya ve reklamda ise yüzde 41 seviyesinde bulunuyor. Öte yandan lojistikte son dakika izin talebi yaklaşık yüzde 21, eğitimde ise yüzde 19 ile daha düşük seyrediyor. Bu veriler, izin planlamasının yalnızca çalışan tercihlerinden değil, sektörlerin operasyonel yapısından da etkilendiğini ortaya koyuyor. İdenfit’in araştırması bu nedenle eylül ayını yalnızca “izin dönüşü” olarak değil, insan kaynakları açısından yeniden planlama dönemi olarak ele alıyor. 

“Eylül yalnızca işe değil, hedeflere ve kariyer kararlarına da dönüş ayı”

İdenfit CEO’su Onur Bayındır, araştırma sonuçlarını değerlendirirken yaz döneminin çalışan deneyimindeki etkisine ve eylül ayının İK açısından taşıdığı öneme dikkat çekiyor:

“Yaz dönemini yalnızca izinlerin yoğunlaştığı bir dönem olarak değerlendirmemek gerekiyor. Çalışanlar izin sonrasında işlerine dönerken, bir yandan da geride kalan dönemi ve önlerindeki hedefleri yeniden değerlendiriyor. Araştırmamızda eylül ayında Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının yüzde 58’e yükselmesi dikkat çekici bir bulgu. Bunun doğrudan izin dönüşünün sonucu olduğunu söylemek mümkün değil; ancak iki hareketin aynı döneme denk gelmesi, sonbaharın çalışan deneyimi ve kariyer beklentileri açısından yakından izlenmesi gereken bir dönem olduğunu gösteriyor. Eylül ayı, kurumlar açısından yeni hedeflerin konuşulduğu kadar, çalışanların da ‘Burada devam etmek istiyor muyum, kariyerimde nereye gitmek istiyorum, çalışma deneyimim beklentilerimle örtüşüyor mu?’ sorularını yeniden gündeme getirebildiği bir dönem. Bu nedenle işe dönüş planlamasını çalışan deneyimi, hedef yönetimi ve kariyer beklentileriyle birlikte ele almak önemli.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mutajans.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Radyo Dinle