ERMENEK- (GERMANİKAPOLİS) KARAMANOĞULLARI MEZARLARI
1- Sultan Alaaddin Halil Mırza Bey’in oğlu, (1333-1340/1348) Alâeddin Ali Bey (Sarı Alâeddin Bey)’in mezarı, 1357/1361-1398 Ermenek Yassıkaya mezarlığında bulunmaktadır.

Cesur, azimli ve kahraman bir hükümdar olan Ali Bey, beyliğin başına geçtikten sonra komşularıyla mücadeleye girişti. Osmanlı-Karaman münasebetleri ilk defa onun zamanında başladı. Osmanlı Sultani I. Muradın kızı Melek Hatun'la evlenen Ali Bey, Rumeli'ye ayak basan kayınpederine bir müfreze göndermek sureti ile yardımcı oldu. Ancak Osmanlıların Rumeli'de göstermiş olduğu başarıları kıskanan Ali Bey, Osmanlılara karşı Eretna Oğulları ve Türkmen beyleri ile ittifak yapmaya başladı (1361). Fakat I. Muradın aldığı yerinde tedbirler sayesinde Ali Bey'in bu faaliyeti neticesiz kaldı.
Karamanlılar, bir müddet sonra eskiden beri hedefleri olan Gorigos (Kız Kalesi)'a taarruz ettiler. Sahil emirlerinin de daveti üzerine Gorigos'a gelen Ali Bey'in bu hareketinden sonra şehirliler iç kaleye çekilerek şehirdeki Rumlardan iki kişiyi Kıbrıs kralına elçi olarak gönderdiler. Anadolu sahilinde bir limana ihtiyacı olan Kıbrıs Kralı I. Pierre, bu teklif üzerine hemen bu bölgeye yardımcı kuvvet gönderdi ise de Ayaş ve Alâiye emirleriyle birlikte hareket eden Ali Bey'in bu taarruzu önlenemedi. Bunun üzerine Pierre kendisi harekete geçti, kardeşi Jean'i da Alaiye’nin zaptına gönderdi. Ancak Karamanlıların teşviki ile toplanmış olan sahil emirleri Jean'i mağlûp ettiler. Kıbrıs Kralı Pierre, bu kez Avrupa'dan yardım istemek zorunda kaldı.
Bu sırada Memlûklular da Kıbrıslılara karşı bir harekâta hazırlanıyorlardı. Basta Ali Bey olmak üzere Güney Anadolu'daki beylere de mektuplar gönderen Memlûklular, Anadolu beylerinden müsbet cevap aldılar. Alaaddin Ali Bey bu ittifaktan sonra, doğrudan doğruya Gorigos'u muhasara etti (1367). Ali Bey, Kıbrıslıları birçok defa mağlûp etmesine rağmen, bu hareketi teşvik eden Moğol kumandanı Yelbuğa Nasirî'nin ölümü ve Memlûkluların da taarruzdan vazgeçmeleri üzerine Pierre ile bir anlaşma yaparak geri çekilmeye mecbur oldu.
Alaaddin Ali Bey, Gorigos seferinden sonra Hamidogullari'na ait olan bazı yerleri eline geçirdi. Daha sonra Germiyanoğlu Süleyman Sah'in topraklarına saldıran Ali Bey, 1375 yılında Kayseri'ye baskın yaparak Eretna hükümdarı Ali Bey'i Sivas'a kaçırmış ve daha sonra da Sivas hükümdarı Kadı Burhaneddin Ahmed ile mücadelelere girişmiştir.
2- Kerimüddin Karaman Bey’in oğlu, Alâeddin (Ebulfeth) Halil Mırza Bey (1333-1340/1348) Ermenek Sifas Camii yanında ki mezarda yatmaktadır. Caminin haziresinde ki mezarlar yol genişletmesi sırasında buradan alınarak Güneyyurt (Gargara) Kasım Bey Medresesi Mezarlığına götürülmüştür. İlk Türkçe Kur’an tefsiri girişimi ve Kura’nı Kerim yazımı 1314 yılında Karamanoğlu Alâeddin (Ebulfeth) Halil Mirza Bey adına bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Sifas Camisi minaresinin ilerisinde camii köşesinde elektrik trafosunun önü mezar yeridir.
Halil Bey Larende'de beyliğin başına geçtiği sırada Mahmud Bey'in büyük oğlu Burhaneddin Musa Ermenek’te emir olarak bulunuyordu. Halil Bey hakkında fazla bilgimiz yoktur. Ondan sonra İbrahim Bey, ikinci kez Karamanlıların başına geçti.
Ancak bu dönem hakkında da kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanılmamaktadır. Onun tahminen 1340 veya biraz önce ölümü üzerine Bedreddin İbrahim yeniden beyliğin başına geçti.

Kerimüddin Karaman Bey’in torunu, Karamanoğulları beylerinden Sultan Bedreddin Mahmut Urumseyyidi Bey’in oğlu (Beylik yılı 1300/1310);
“Alâeddin Ebulfeth” Şücaeddin Halil Mirza Bey (Beylik yılı 1333-1348) Ermenek Sipas Camii yanında ki mezarda yatmakta iken; Caminin haziresinde ki mezarlar yol genişletmesi sırasında buradan alınarak Ermenek Güneyyurt (Gargara) Kışlacık Mahallesi Dergâh Mezarlığına götürülmüştür.
Yörede Halil Bahadır tekkesi/zaviyesi diye anılır.
İlk Türkçe Kur’an tefsiri girişimi ve Kura’nı Kerim yazımı 1314 yılında Karamanoğlu Alâeddin (Ebulfeth) Şicaeddin Halil Mirza Bey adına bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Mezarı buradadır.
Evladı Alâeddin Ali Bey (Sarı Alâeddin Bey)’in mezarı, 1361-1398 Ermenek Yassıkaya mezarlığında bulunmaktadır.
Ermenek merkezine 18 kilometre mesafede Göksu üzerinde olan Görmel Köprüsü (Alaköprü) 706 Hicri 1306 Miladi yılında Karamanoğulları Beylerinden Mahmut Bey’in oğulları Halil Mirza Bey ile Bedreddin İbrahim Bey’in ortaklaşa saltanat sürdükleri yıllarda yapılmıştır.
Konya Mevlâna Müzesi El yazması kaynağında şu bilgi vardır.
Envanter No. 12. (48.5 x 31 cm.) Selçuklu. 1314- 801. sayfada madalyon içerisinde bulunan kitabe kaydında şunlar ifade edilmektedir:
"Bu Kur'an-ı Kerim'i Tanrı onun bereket ve burhanını yüceltsin. Karaman oğlu Mahmut oğlu cihanın asıl soylarından hükümdar ve sultanların kardeşi. İslam ve Müslümanların yardımcısı. Din ve devletin şecaatlısı. Saliklerin, bilginlerin, gazi ve mücahitlerin koruyucusu. Dostu ve sığınağı. Azgın ve inatçıları kahir ve helak eden, hak yolunda çalışan, hudutlar bekçisi, muzaffer, mansur, müeyyet, adaletli, bilgin ve ümeranın büyüklerinden olan Halil'in. Tanrı onun sancaklarını yükseltsin, devletini kuvvetlendirsin, okuması için 714 yılı aylarında, kulların fakiri Yusuf oğlu İsmail, Konya şehrinde yazdı."
3- Kerimüddin Karaman Bey’in oğlu, Hacı Sufi I. Burhaneddin Musa Bey, Ermenek Tol Medresede ki mezarda yatmaktadır.
Mahmud Bey'in ölümünden sonra büyük oğlu olan Musa Bey beylik başkenti Lârende’ye Karaman Bey'i oldu. Öteki oğlu Yahşi Bey ise kardeşi Musa Bey'e tâbi bir emir olarak Konya'da bulunuyordu. Bu sırada Türkiye Selçuklu Devleti'nin çökmesi ile bağımsızlıklarını ilân eden Anadolu beylerini yola getirmek için İlhanlı Beylerbeyi Emir Çoban, kalabalık bir kuvvetle Anadolu'ya geldi ve ilk olarak Konya’yı Karamanoğulları’nın elinden aldı (1314). Emir Çoban daha sonra Karamanlıları takip ederek Lârende'ye kadar gitti ve şehri muhasara ettiyse de bir netice alamadı. Konya emiri olan Yahşi Bey muhtemelen bu muhasarayı müteakip ölmüş olmalıdır (1315).
Musa Bey, hükümdar olduktan sonra Lârende’ye bir imaret ile medrese yaptırdı. Bu sırada kardeşi Bedreddin İbrahim Bey kendisi ile beylik mücadelesine girdi (1318). Memlûk Sultanı Melik Nâsir'ın da yardımını alan İbrahim Bey onun adına hükümdarlığını ilân etti. Bununla birlikte o, hutbe okutup para bastırdı. Çok geçmeden Memlûklu Sultanı bir kuvvet göndererek beyliğin başkenti olan Lârende’yi Bedreddin İbrahim’e, Ermenek'i de Musa Bey'e verdi (1331). Musa Bey'in 1339'da da Ermenek beyi bulunduğu, Tol Medresesi kitabesinden anlaşılmaktadır. Musa Bey, Memlûk’lularca Ermenek yönetimine getirilişinden sonra durumunu arz için Kahire'ye gitmiş, burada çok iyi karşılanmış, daha sonra hacca gitmiş, dönüşte tekrar Kahire'ye uğramışsa da iyi bir sonuç elde edemeden Ermenek'e dönmüştür.
4- Kerimüddin Karaman Bey’in gelini, Hacı Sufi I. Burhaneddin Musa Bey’in karısı Ermenek Tol Medresede ki mezarda yatmaktadır. Hakkında fazla bir bilgi yoktur.
5- Kerimüddin Karaman Bey’in oğlu, Hacı Sufi I. Burhaneddin Musa Bey’in kardeşi Güneri Bey, (1283- 1300) Ermenek Tol Medresede ki mezarda yatmaktadır denilse de kaynaklarda; I. Murad’ın kızının torunu olan ve 1406 yılında doğduğu düşünülen II. İbrahim Bey, 58 yıl yaşamış ve yaklaşık 40 yıl tahtta kalmıştır. (Öztuna, a.g.e., s. 64.)
Karamanoğlu II. Mehmed Bey’in oğlu olan II. İbrahim Bey’in annesinin adı İncu Hatun’dur. (Dikkat; Mut’taki türbesinde gömülüdür. Konyalı, Konya Tarihi, s. 950. Uzunçarşılı da benzer şekilde İbrahim Bey’in babası Mehmed Bey, annesi İncu Hatun’dur, demiştir. Uzunçarşılı, “Karaman İmareti Vakfiyesi”, s. 111.) diyen İ.H. Konyalı’nın tespiti doğru değildir. Zira İncu Hatun onun analığıdır, Ermenek Tol Medrese’de gömülüdür. (Karamanoğulları Hakkında Vesaik-İ Mahkuki Halil Edhem- Mehmed Neşri, a.g.e., s. 771. Halil Edhem de yedi oğlu olduğunu kabul ederek Neşri’deki isimleri vermiştir. Halil Edhem, “Karaman Oğulları Hakkında Vesâik-i Mahkûka”, TOEM, S. 13, İstanbul 1330, s. 833.)
Şemseddin I. Mehmed Bey ve kardeşlerinin öldürülmelerinden sonra beyliğin başına Şemseddin I. Mehmed Bey'in hayatta kalan kardeşi Güneri Bey geçti. Ancak onun zamanında Karamanlılar pek varlık gösteremediler.
Zira Moğol-Selçuklu kuvvetleri Karamanlılar ile iş birliği yapan Türkmenlere karşı acımasız bir yıldırma hareketine başlamışlardı. Böyle olmakla birlikte Karamanlılar, III. Giyaseddin Keyhüsrev'in annesi ile anlaşarak emirlik mensurunu aldıktan sonra (1284), Güneri Bey etrafında toparlanmaya başladılar.
Bu tarihten sonra Selçuklu ailesi arasında ki saltanat kavgalarına karışan Karaman Beyi Güneri Bey 1286 yılında Ermeniler elindeki Tarsus üzerine bir sefer yaptı. Güneri Bey'in Tarsus'u yağmalaması üzerine Ermeniler Karamanoğulları’nı Selçuklulara şikâyet ettiler. Ayrıca İlhanlı hükümdarının da isteği üzerine Selçuklu Sultanı Giyaseddin Mesud 1288 yılında Lârende ve civarına gelerek burasını tahrip etti. Güneri Bey bu akın sırasında dağlara çekildi ve Sultan Mesud'a karşı muhalefetten vaz geçerek Eşrefoğlu ile beraber Konya'ya gelip sultandan aflarını istediler (1288).
Kısa bir sessizlik döneminden sonra Selçuklu-Karamanlı rekabeti yeniden alevlendi. Lârende’ye giren İlhanlı Geyhatu birçok köyü tahrip etti ve Larende'yi ateşe verdi. Güneri Bey bu sefer de daha önce olduğu gibi dağlık bölgelerde saklandığı için yakalanamadı. Böylece büyük tahribatın yapıldığı Geyhatu'nun bu seferi de sonuçsuz kaldı. Güneri Bey 20 Nisan 1300 tarihinde öldü.
Not: Fotoğraflar kısmen internet ortamından alınmıştır.
Şerafettin GÜÇ
