PROMOSYON
Yunus Emre Kaya
Köşe Yazarı
Yunus Emre Kaya
 

Mut Zeytini

Mut Zeytini AB Tescili neden fiyatlara yansımıyor? Mut Zeytinyağı, Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili alarak kalitesini küresel çapta kanıtladı. Emeği geçenlere ayrı ayrı Teşekkür ederiz. Ancak bu başarı, teoride üreticiye yüksek bir pazar primi getirmeliydi. Üreticimiz bir yandan küresel ısınmayla, diğer yandan sermaye güçlerinin dayattığı maliyet altı fiyatlarla savaşıyor. Son günlerde yaşadığımız fiyat dalgalanmaları gösteriyor ki Mut Zeytini artık ya tüm paydaşları ile birleşip hak ettiği değere ulaşacak ya da tarımsal hammadde tedarikçisi olarak kalmaya devam edecektir. Mut üreticisi olarak bir an durup düşünmeliyiz: Neden kendi ürettiğimiz zeytinin yabancısıyız hakettiğimiz fiyatı alamıyoruz? Temel problem, sadece hammadde tedarikçisi rolüne sıkışıp kalmamızdır. Kendi ürünümüzü işleme, markalama ve pazarlama aşamalarını başkalarına bıraktıkça, kâr marjının en büyük dilimini doğal olarak onlara teslim ediyoruz. Bu durum, kooperatifçiliğimizin sermaye ve tesis gücündeki yetersizlikle birleşince, üreticinin elindeki tüm yaptırım ve rekabet kartlarını sıfırlıyor. Üreticimiz sadece piyasa güçleriyle değil, aynı zamanda iklim krizi ve artan maliyetlerle de savaşıyor: Bölgedeki küresel ısınma ve kuraklık tehdidi, düşük rekolte döngüsüne neden oluyor. Rekoltenin düşük olması ise işçilik maliyetini katbekat artırıyor. Üreticimiz maliyet baskısı altında ezilirken, aynı ürünün zincir market raflarında gördüğü nihai fiyat karşısında emeğinin gasp edildiğini fark ediyor. Üreticinin sattığı ürünün fiyatı ile zincir marketteki satış fiyatı arasında 5 ila 10 kat arasında fahiş bir fark bulunması üreticinin emeğinin açıkça gasp edilmesi anlamına geliyor. Geleneksel "elekçilik" uygulaması (sofralık zeytinin boylaması), üreticiye anlık nakit sağlasa da, ürünün çoğunu düşük fiyattan hammadde olarak elden çıkarıyor. Bu, yüksek katma değerli ürün satmak yerine, en değerli ürünü aceleyle kaybetmekten ileriye gidemiyor. Bu uygulama, yine kooperatifleşme zayıflığının bir sonucudur. Üretici Kooperatifinin zayıflığının temelinde sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve güven sorunları yatmaktadır: Tarafı fark etmeksizin siyasetin kooperatif üzerindeki müdahaleleri ve yönlendirmeleri, üyeler arasında güvensizlik yaratarak birleşme iradesini dağıtıyor. Kooperatif Kongresinde 20-30 kişiyle yönetim oluşturulması, bu güven eksikliğinin en somut kanıtıdır. Mut zeytinciliğini kurtaracak yollar bellidir. Bu bir krizdir ve kolektif sorumluluk gerektirir. Kooperatif Dönüşümü Bu algıyı kırmak ve yeniden birlik olmak için, kooperatif yönetimi, üyeler ve siyasetin tüm unsurları (hükümet, yerel yönetimler dahil) tarafsız ve şeffaf bir çalışma politikası geliştirmesi elzemdir. Kooperatif, siyasetten bağımsız, tamamen ticari başarısı odaklı hareket etmelidir. Bu süreçte elimizde iki seçenek var. Kooperatifi Güçlendirmek Üretici Kooperatifi, AB standartlarına uygun işleme ve paketleme tesisleri ile donatılması Devlet kaynakları ile Halktan gerekli yatırım ve sermaye desteğinin alınarak tescilli ürünü doğrudan küresel pazara sunan bir güç haline getirilmelidir. Kooperatif Destekli Aile İşletmeleri Üretici Kooperatifi öncülüğünde Her üretici kendi aile işletmesi standartlarını oluşturmalı, ürünlerini AB tescilli, profesyonel pazarlama alt yapısını kurmuş Üretici kooperatifi markası altında pazarlayarak ürünlerini değerlendirmelidir. Bu Vizyon ve Misyon ile birliktelik sağlandığı zaman Taban fiyat ve Hibe Politikalarıda üretici lehine faydalı hale gelecektir. Taban Fiyat Politikası: Zeytin ve zeytinyağı için üreticinin artan maliyetini ve sürdürülebilirliğini koruyacak bir Kooperatif yapılanmasının olması burada elzem hale geliyor. Bu yapılanmanın belirleyeceği taban fiyat üreticiyi koruyacak ve Sermaye sahiplerinin daha sürdürülebilir bir fiyat politikası izlemesini sağlayacaktır. Hibe Programları: İlçemizde son yıllarda yapılan Zeytinyağı fabrikaları elbette önem arz etmektedir. Ancak bu hibe programları Mut özelinde yeniden planlanmalı sofralık zeytin işleme, paketleme ve AB tescilini kullanacak markalama tesislerine de yönlendirilmeli piyasa yağlık ve sofralık zeytin işleme konusunda yeniden domine edilmelidir. Mut İçin Genel Seferberlik Bu süreçte tüm sorumluluğu üreticiden beklemek haksızlıktır. Tüm paydaşlar, sorumluluklarını yerine getirmelidir: Ziraat Odası, Ticaret Odası: Kooperatifin finansal ve teknik kapasitesini artırmak için somut destek fonları ve ihracat eğitimleri sağlamalı üreticilerin bilgilendirilmesi Kooperatifin Pazar bulma çalışmalarında aktif rol alması gerekmektedir. Hükümet ve Yerel Yönetimler: Kooperatifin lojistik ve tesis ihtiyaçları için arazi tahsisi ve bürokratik kolaylıklar sağlamalı Kooperatifin ticari başarısını önceliklendirmelidir. Siyasi Partiler: Kooperatif yönetim kurullarına yönelik taraflı müdahalelerden kesinlikle kaçınmalı Kooperatifin başarısı için her platformda köprü vazifesi görmelidir. Unutmayalım, üreticinin birliği, siyasi bir yarış alanı değil, memleket meselesidir. Sevgili Üreticilerimiz: Burada en büyük sorumluluk yine siz üreticilere düşmektedir. Şikâyet etmeyi bırakarak, Kooperatifin kongrelerine kitlesel katılımla gelerek yönetime talip olmak, sermayenizle kooperatifi güçlendirmek en somut adım olacaktır. Unutmayalım: Bireysel kalırsak eziliriz. Birleşirsek, zeytinimizin ve emeklerimizin gerçek karşılığını alırız. Mut'un geleceği, alacağımız bu kolektif karara bağlıdır.
Ekleme Tarihi: 02 Kasım 2025 -Pazar

Mut Zeytini

Mut Zeytini AB Tescili neden fiyatlara yansımıyor? Mut Zeytinyağı, Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili alarak kalitesini küresel çapta kanıtladı. Emeği geçenlere ayrı ayrı Teşekkür ederiz. Ancak bu başarı, teoride üreticiye yüksek bir pazar primi getirmeliydi. Üreticimiz bir yandan küresel ısınmayla, diğer yandan sermaye güçlerinin dayattığı maliyet altı fiyatlarla savaşıyor. Son günlerde yaşadığımız fiyat dalgalanmaları gösteriyor ki Mut Zeytini artık ya tüm paydaşları ile birleşip hak ettiği değere ulaşacak ya da tarımsal hammadde tedarikçisi olarak kalmaya devam edecektir. Mut üreticisi olarak bir an durup düşünmeliyiz: Neden kendi ürettiğimiz zeytinin yabancısıyız hakettiğimiz fiyatı alamıyoruz? Temel problem, sadece hammadde tedarikçisi rolüne sıkışıp kalmamızdır. Kendi ürünümüzü işleme, markalama ve pazarlama aşamalarını başkalarına bıraktıkça, kâr marjının en büyük dilimini doğal olarak onlara teslim ediyoruz. Bu durum, kooperatifçiliğimizin sermaye ve tesis gücündeki yetersizlikle birleşince, üreticinin elindeki tüm yaptırım ve rekabet kartlarını sıfırlıyor. Üreticimiz sadece piyasa güçleriyle değil, aynı zamanda iklim krizi ve artan maliyetlerle de savaşıyor: Bölgedeki küresel ısınma ve kuraklık tehdidi, düşük rekolte döngüsüne neden oluyor. Rekoltenin düşük olması ise işçilik maliyetini katbekat artırıyor. Üreticimiz maliyet baskısı altında ezilirken, aynı ürünün zincir market raflarında gördüğü nihai fiyat karşısında emeğinin gasp edildiğini fark ediyor. Üreticinin sattığı ürünün fiyatı ile zincir marketteki satış fiyatı arasında 5 ila 10 kat arasında fahiş bir fark bulunması üreticinin emeğinin açıkça gasp edilmesi anlamına geliyor. Geleneksel "elekçilik" uygulaması (sofralık zeytinin boylaması), üreticiye anlık nakit sağlasa da, ürünün çoğunu düşük fiyattan hammadde olarak elden çıkarıyor. Bu, yüksek katma değerli ürün satmak yerine, en değerli ürünü aceleyle kaybetmekten ileriye gidemiyor. Bu uygulama, yine kooperatifleşme zayıflığının bir sonucudur. Üretici Kooperatifinin zayıflığının temelinde sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve güven sorunları yatmaktadır: Tarafı fark etmeksizin siyasetin kooperatif üzerindeki müdahaleleri ve yönlendirmeleri, üyeler arasında güvensizlik yaratarak birleşme iradesini dağıtıyor. Kooperatif Kongresinde 20-30 kişiyle yönetim oluşturulması, bu güven eksikliğinin en somut kanıtıdır. Mut zeytinciliğini kurtaracak yollar bellidir. Bu bir krizdir ve kolektif sorumluluk gerektirir. Kooperatif Dönüşümü Bu algıyı kırmak ve yeniden birlik olmak için, kooperatif yönetimi, üyeler ve siyasetin tüm unsurları (hükümet, yerel yönetimler dahil) tarafsız ve şeffaf bir çalışma politikası geliştirmesi elzemdir. Kooperatif, siyasetten bağımsız, tamamen ticari başarısı odaklı hareket etmelidir. Bu süreçte elimizde iki seçenek var. Kooperatifi Güçlendirmek Üretici Kooperatifi, AB standartlarına uygun işleme ve paketleme tesisleri ile donatılması Devlet kaynakları ile Halktan gerekli yatırım ve sermaye desteğinin alınarak tescilli ürünü doğrudan küresel pazara sunan bir güç haline getirilmelidir. Kooperatif Destekli Aile İşletmeleri Üretici Kooperatifi öncülüğünde Her üretici kendi aile işletmesi standartlarını oluşturmalı, ürünlerini AB tescilli, profesyonel pazarlama alt yapısını kurmuş Üretici kooperatifi markası altında pazarlayarak ürünlerini değerlendirmelidir. Bu Vizyon ve Misyon ile birliktelik sağlandığı zaman Taban fiyat ve Hibe Politikalarıda üretici lehine faydalı hale gelecektir. Taban Fiyat Politikası: Zeytin ve zeytinyağı için üreticinin artan maliyetini ve sürdürülebilirliğini koruyacak bir Kooperatif yapılanmasının olması burada elzem hale geliyor. Bu yapılanmanın belirleyeceği taban fiyat üreticiyi koruyacak ve Sermaye sahiplerinin daha sürdürülebilir bir fiyat politikası izlemesini sağlayacaktır. Hibe Programları: İlçemizde son yıllarda yapılan Zeytinyağı fabrikaları elbette önem arz etmektedir. Ancak bu hibe programları Mut özelinde yeniden planlanmalı sofralık zeytin işleme, paketleme ve AB tescilini kullanacak markalama tesislerine de yönlendirilmeli piyasa yağlık ve sofralık zeytin işleme konusunda yeniden domine edilmelidir. Mut İçin Genel Seferberlik Bu süreçte tüm sorumluluğu üreticiden beklemek haksızlıktır. Tüm paydaşlar, sorumluluklarını yerine getirmelidir: Ziraat Odası, Ticaret Odası: Kooperatifin finansal ve teknik kapasitesini artırmak için somut destek fonları ve ihracat eğitimleri sağlamalı üreticilerin bilgilendirilmesi Kooperatifin Pazar bulma çalışmalarında aktif rol alması gerekmektedir. Hükümet ve Yerel Yönetimler: Kooperatifin lojistik ve tesis ihtiyaçları için arazi tahsisi ve bürokratik kolaylıklar sağlamalı Kooperatifin ticari başarısını önceliklendirmelidir. Siyasi Partiler: Kooperatif yönetim kurullarına yönelik taraflı müdahalelerden kesinlikle kaçınmalı Kooperatifin başarısı için her platformda köprü vazifesi görmelidir. Unutmayalım, üreticinin birliği, siyasi bir yarış alanı değil, memleket meselesidir. Sevgili Üreticilerimiz: Burada en büyük sorumluluk yine siz üreticilere düşmektedir. Şikâyet etmeyi bırakarak, Kooperatifin kongrelerine kitlesel katılımla gelerek yönetime talip olmak, sermayenizle kooperatifi güçlendirmek en somut adım olacaktır. Unutmayalım: Bireysel kalırsak eziliriz. Birleşirsek, zeytinimizin ve emeklerimizin gerçek karşılığını alırız. Mut'un geleceği, alacağımız bu kolektif karara bağlıdır.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mutajans.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adem AYDIN
(02.11.2025 22:34 - #323)
Ara verdim toplamıyorum yaklaşık 5 ton cıvarı zeytin var, yağ yapacağım bekleyeceğim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mutajans.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.